PROKSİMAL FEMUR KIRIKLARINDA İNTRAMEDÜLLER ÇİVİLEME SONRASI MEKANİK BAŞARISIZLIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER: RETROSPEKTİF KOHORT ÇALIŞMASI

Motasim Khalid BAVANEH, Berkin GÜNER, Yilmaz Kerem AKAYOGLU, Erdem KOC, Ahmet Orkun CITGEZ, Mehmet CANSI

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(4):455-464

Department of Orthopedics Surgery and Traumatology, Marmara University, Faculty of Medicine, Istanbul

 

AMAÇ: Proksimal femur kırıkları yaşlı hastalarda sık görülen yaralanmalardır ve dünya çapında yüksek morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Güncel veriler, 55 yaş üzeri erişkinlerde yaşa-standardize edilmiş kalça kırığı insidansının anlamlı ölçüde arttığını göstermektedir. Bu çalışmada, proksimal femur kırıklarının intramedüller çivileme sonrası klinik tespit başarısı ile ilişkili radyografik stabilite parametrelerini ve hasta/prosedür kaynaklı faktörleri belirlemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu retrospektif çalışmada, 2012-2024 yılları arasında üçüncü basamak merkezimizde intertrokanterik, peritrokanterik, subtrokanterik veya ters oblik femur kırığı nedeniyle proksimal femoral çivi (PFN) uygulanan >=35 yaşındaki 373 hasta değerlendirildi. Kırıklar ameliyat öncesinde Evans sistemi ile sınıflandırıldı ve redüksiyon kalitesi standart radyografik Modifiye Baumgaertner kriterlerine göre iyi, orta veya kötü olarak derecelendirildi. Postoperatif dönemde, proksimal lag vidası uç-baş mesafesi (ApLAG1), distal lag vidası uç-baş mesafesi (ApLAG2), ApLAG2-kalkar mesafesi, küçük trokanter-kalkar mesafesi, lateral lag vidası uç-apeks mesafesi (LatTAD) ve normal taraf küçük trokanter-kalkar mesafesi gibi radyografik değişkenler ölçüldü. Klinik sonuçlar başarı veya başarısızlık olarak iki grupta değerlendirildi. BULGULAR: Çalışma grubunun ortalama yaşı 78.06+/-12.79 yıl olup, %66.5'i kadındı. Hastalara 262 (%70.2) standart PFN, 79 (%21.2) InterTAN PFN ve 32 (%8.6) tek vidalı PFN uygulandı. Genel olarak 359 hasta (%96.2) başarılı fiksasyon elde ederken, 14 hastada (%3,8) başarısızlık gözlendi. Başarı ve başarısızlık grupları arasında radyografik parametreler açısından anlamlı fark bulunmadı. PFN tipi, ApLAG2 ile ilişkili değişkenler dışında radyografik ölçümleri etkilemedi; bu parametrelerde InterTAN ve tek vidalı çiviler standart PFN'den farklı bulundu (p<0.001). Tek değişkenli analizde yalnızca kötü redüksiyon kalitesinin başarısızlık ile anlamlı ilişkili olduğu saptandı (chi²=36.298; p<0.001). SONUÇ: Kırık redüksiyon kalitesi, PFN fiksasyon başarısının tek bağımsız belirleyicisi olarak öne çıkmıştır. Buna karşılık, hasta demografisi, Evans sınıflaması ve implant tasarımı sonuçları anlamlı olarak etkilememiştir. Cerrahların mekanik başarısızlık riskini en aza indirmek için olabildiğince anatomik hizalanma ve stabil implant pozisyonu sağlamaya öncelik vermeleri gerekmektedir.