HİLAL HOCAGİL, ABDULLAH CÜNEYT HOCAGİL, SİNAN KARACABEY, TUGBA AKKAYA, GÖZDE SİMSEK, ERKMAN SANRI
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2015;21(5):344-351
Amaç: Micropower Impulse Radar (MIR) teknolojisi ile çalışan Pnömoscan cihazının acil serviste pnömotoraks (PTX) tanısı koyabilmedeki etkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Pnömotoraks şüphesi bulunan ve toraks tomografisi(CT) endikasyonu olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Toraks tomografisindeki bulgular ile Pnömoscan cihazının sonuçları karşılaştırıldı. Katagorik değişkenlerin kıyaslanmasında ki-kare ve Fisher’s Exact Test kullanıldı. BULGULAR: Çalışma grubunu oluşturan 115 hastanın toplam 12’sinde CT ile PTX tespit edildi. Pnömoscan’de 10 doğru pozitif sonuç, 36 doğru negatif sonuç, 67 yanlış pozitif sonuç, 2 yanlış negatif sonuç vardı. Pnömoscan ile Toraks CT’nin pnömotoraksı tespit edebilirliği arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0.33). Cihazın pnömotoraksı tespit etmedeki sensitivitesi %83.3, spesifitesi %35.0 olarak bulundu. Göğüs tomografisinde görülen pnömotoraksın boyutu ile cihazımızın pnömotoraksı belirlemesi arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p=0,470). CTde PTX’lerin sağ yada sol hemitoraksta olması ile cihazımızın pnömotoraksı tespit etmesi arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p=1,00). Pnömoscanin doğru pozitif olarak tespit ettiği 10 hastanın, tomografide ölçülen göğüs duvar kalınlığı ortalama 50,3 mm iken, yanlış negatif 2 hastanın göğüs duvar kalınlığı ise 56,5 mm olarak bulunmuştur. Ancak göğüs duvar kalınlığı ile cihazın tanı koyması arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,766). Pnömoscanin yanlış pozitif olarak PTX var dediği 67 vakanın % 46.3’ünde (n=31) CT’de bronşiektazi, konsolidasyon, sıvı ve kitle gibi PTX dışı bulguları vardı (Tablo 4). Tomografide ek bulgu olup olmaması ile cihazın pnömotoraks tespit edip etmesi arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p=0,472). SONUÇ: Çalışmamızla pnömotoraksı olan hastaları ayırt etme konusunda etkin olan pnömoscan cihazının acil serviste kullanımı, yüksek yanlış pozitiflik oranından dolayı tartışmalı hale gelmiştir. Yanlış pozitif tanı oranındaki bu yükseklik bazı hastalara gereksiz chest tube takma girişimine neden olabilir. Ayrıca pnömotoraksın büyüklüğünü gösteremeyen Pneumoscan cihazı, geleneksel tanısal görüntüleme yöntemlerinin aksine verilecek tedaviyi ve prognozu belirlemede yardımcı olamamaktadır. Bulgular cihazın acil serviste kullanımının etkin olmadığını göstermiştir. İlerleyen yıllarda artan deneyim ve çalışmalar ile bu sonuç değişebilir.