Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PROSTAT ADENOKARSİNOMLARINDA MORFOLOJİK TÜMÖR HETEROJENİTESİNİN LENF NODU METASTAZI İLE İLİŞKİSİ

SÜMEYYE EKMEKCİ ESRA CANAN KELTEN TALU ERDEM KISA ÜLKÜ KÜÇÜK

İzmir Tıp Fakültesi Dergisi - 2023;2(3):122-128

 

Amaç: Çalışmamızın amacı prostat karsinomu histopatolojik alt tiplerinin lenf nodu metastazına (LNM) etkisini araştırmaktır. Gereç-Yöntem:Çalışmaya radikal prostatektomi (RP) ve pelvik lenf nodu diseksiyonu uygulanan toplam 102 hasta dahil edildi.Tümör dereceleri, eşlik eden intraduktal karsinom (IDC-P)/duktal adenokarsinom (PDA), LNM, ekstraprostatik yayılım (EPE) ve seminal vezikül invazyonu (SVI) kaydedildi. Bulgular: Tümörlerin 76’sında pür asiner adenokarsinom (AK) histolojisi bulunurken, 17’sinde IDC-P, 9’unda PDA’ya AK eşlik etti.IDC-P ve PDA’ya eşlik eden tümörlerin tümü evre 3 ve evre 4 idi.Saf AK vakalarında, artmış tümör derecesi ile ileri evre arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlendi.Saf AK olgularında yüksek GG ile LNM, SVI ve EPE arasında pozitif ilişki saptandı.17 olgunun 11’inde LNM, 10’unda IDC-P, SVI ve 16’sında EPE izlendi.Tümöre eşlik eden PDA’lı 9 olgunun hepsinde EPE, 8 olguda LNM ve SVI vardı.LNM, SVI, EPE varlığı ile eşlik eden IDC-P/PDA arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlendi. Yüksek dereceli tümörler incelendiğinde, yukarıda belirtilen sonuçlara benzer şekilde, IDC-P/PDA’nın AC’ye eşlik ettiği ve bu nedenle LNM olma riskinin arttığı görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda tümöre eşlik eden IDC-P/PDA varlığının LNM riskini anlamlı olarak arttırdığı belirtilmiş ve LNM risk analizinde bu iki verinin de dikkate alınmasının tedavi planlamasında daha doğru bir yaklaşım sağlayabileceği düşünülmüştür.