NEVİN SEKMENLİ, MUSTAFA KOPLAY, PINAR POLAT, TEVFİK ZİYPAK
Urology Research & Practice - 2009;35(3):191-200
Amaç: Prostat kanseri, erkeklerde kansere bağlı ölüm nedenlerinin başında gelmekte ve erken evrede tanı konulduğunda başarı ile tedavi edilebilmektedir. Klasik klinik tanı yöntemleri parmakla rektal inceleme (PRİ) bulguları ve serumda prostata spesifik antijen (PSA) ölçümüdür. Biz bu çalışmamızda prostat bezi patolojilerinde endorektal koil manyetik rezonans görüntülemenin (MRG) tanıya katkılarını araştırdık. Gereç ve yöntem: Serum PSA düzeyleri yüksek ve DRM‘si pozitif olan, transrektal ultrasonografi aracılığıyla kesici iğne biyopsisi yapılacak olan olgulara biyopsi yapılmadan önce batın koili ve endorektal koil uygulanımını takiben rutin MRG çekimi, şüpheli alana yönelik tek voksel manyetik rezonans spektroskopi (MRS) uygulaması ve intravenöz yoldan kontrast madde enjeksiyonunu takiben dinamik görüntüleme yaptık. Tüm olgulara transrektal ultrasonografi eşliğinde kesici iğne biyopsisi, MRG incelemeden sonra yapıldı. Bulgular: Çalışma kapsamına alınan 39 olgunun 11‘inin histopatolojik inceleme sonucu prostat adenokarsinomu olarak rapor edildi (%28). Olgularımızın hepsinde santral zon ve transizyonel zon hiperplazisi nedeniyle aynı zamanda benign prostat hiperplazisi mevcuttu. MRS ile olgularda kolin+kreatin/sitrat ve kolin/sitrat oranları hesaplandı. Prostat kanseri olan olgularda, periferik zonda bu oranlarda istatiksel olarak anlamlı ölçüde artış saptandı. Alınan dinamik MRG‘de tümör negatif olgularla kıyaslandığında, tümör pozitif olan olgularda tümörlü dokularda pik intensiteye ulaşım eğrisinin daha dik bir seyir gösterdiği ve kontrasttan temizlenme zamanının (washout) tümörlü dokuda daha kısa olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızın sonunda MRS ve dinamik görüntüleme imkanları da sağlayan endorektal MRG‘nin, prostat bezi patolojilerinde önemli ve aynı zamanda klinisyene yol gösterici tetkik olduğu sonucuna vardık.