Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PROSTATIN KANSERE YOLCULUĞUNDA ATİPİK KÜÇÜK ASİNER PROLİFERASYONLARIN ÖNEMİ NEDİR?

EMİNE KIYIM ALTINTAŞ, FATMA ÖZ ATALAY, BERNA AYTAÇ, HAKAN VURUŞKAN, NERMİN ÜNAL

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2013;39(2):73-77

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji AD, Bursa

 

Transrektal ultrasonografik prostat iğne biyopsilerinde tanıda güçlük yaratan lezyonlardan biri de “atipik küçük asiner proliferasyon” (ASAP) olarak tanımlanan odaklardır. Tanı alanındaki gelişmeler nedeniyle patologlar bu lezyonla daha sık karşılaşmaktadır. Çalışmamızda Şubat 2005 - Haziran 2012 tarihleri arasında prostat iğne biyopsileri ve transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P) materyallerinin histopatolojik incelemesinde ASAP tanısı verilmiş 23 hasta incelenmiştir. Bu tanının daha sonra yapılan tekrar biyopsileri ve prostatektomi materyalle-rinin histopatolojik inceleme sonuçlarıyla korelasyonu araştırılmıştır. Buna göre ASAP tanısı aldıktan sonra tekrar biyopsileri ve TUR-P işlemi yapılan 23 hastadan 9’unda (%39) adenokarsinom saptanmıştır. Bu hastalarda ASAP tanısı verilen prostat kadranları ile tekrar biyopsilerdeki adenokarsinom kadranları arasında farklılıklar olduğu dikkat çekici bir bulgu olarak karşımıza çıkmıştır. Sonuç olarak çalışmamız, prostat iğne biyopsilerinde ASAP tanısı alan hastaların takibinin önemli orandaki kanser riski nedeniyle mutlaka tüm kadranları içeren tekrar biyopsileriyle yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.