Yavuz Meral, Yıldırım Budak
Adli Tıp Dergisi - 2025;39(3):371-379
Amaç: Her Çocukluk çağı cinsel istismarı (Cİ), ciddi fiziksel, psikolojik, adli ve hukuki sonuçları olan çok boyutlu bir sorundur ve en sık travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızların Cİ öyküsünü incelemek ve bunun adli ve psikiyatrik sonuçlarını değerlendirmektir. Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, bir psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızlara ait iki yıllık tıbbi kayıtlar incelenmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 15.8 yıl (SS = 1.29) olarak bulunmuştur. Örneklemin %27.4'ünde Cİ öyküsü tespit edilmiştir. En sık bildirilen istismar türü penetrasyon olup (%42.1), faillerin çoğunluğu aile üyeleri (%44.4) veya tanıdık kişiler (%31.1) olarak belirlenmiştir. Cİ'nin, TSSB için önemli bir risk faktörü olduğu saptanmış (OR = 53.3) ve Cİ mağdurlarında TSSB oranlarının, diğer hastaneye yatırılan ergen kızlara kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p < 0.001). Ayrıca, vakaların %20'sinin hastaneye yatış öncesinde yasal bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Cİ mağdurlarının hastanede kalış süreleri de anlamlı derecede daha uzun bulunmuştur (p = 0.019). Sonuç: Bu bulgular, psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızlarda Cİ yaygınlığına ilişkin önemli epidemiyolojik ve betimleyici veriler sunmaktadır. Araştırma, mağdurlar için güçlendirilmiş hukuki koruma mekanizmaları, özel terapötik müdahaleler ve multidisipliner destek sistemlerinin gerekliliğini vurgulamaktadır.