Seda TOPGÜL
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - 2026;18(3):1006-1019
Bu çalışma, doğa temelli müdahale yaklaşımlarının psikiyatrideki terapötik potansiyelini; klinik kullanım alanları, etki mekanizmaları ve kavramsal gelişim bağlamında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. İklim değişikliğiyle ilişkili olarak artan çevresel kaygı biçimleri olan eko-anksiyete, ekolojik yas ve solastalji gibi yeni psikolojik kavramlara kavramsal çerçevede yer verilmiştir. Çalışmada, bahçecilik terapisi, orman banyosu, topluluk bahçeciliği ve farkındalık temelli doğa uygulamaları gibi yöntemlerin psikiyatrik belirtiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Bahçecilik terapisinin depresyon, kaygı ve dikkat sorunlarında iyileştirici etkiler sağladığı; orman banyosunun kortizol düzeylerini düşürdüğü, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve uyku kalitesini artırdığı; topluluk bahçeciliğinin sosyal izolasyonu azalttığı ve aidiyet duygusunu güçlendirdiği; farkındalık temelli doğa uygulamalarının ise stres regülasyonu ve öz-farkındalık düzeylerinde artış sağladığı görülmüştür. Bulgular, doğa temelli uygulamaların sadece bireysel psikolojik iyilik hâlini değil, aynı zamanda sürdürülebilir ruh sağlığı politikalarının oluşturulmasını da destekleyebileceğini göstermektedir. Ancak bu müdahalelerin uzun vadeli etkilerine ve farklı kültürel bağlamlara uyarlanabilirliğine dair kanıtlar sınırlıdır. Ayrıca doğa temelli yaklaşımlara yönelik standardize edilmiş ölçüm araçlarının eksikliği, uygulamaların karşılaştırılabilirliğini zorlaştırmaktadır. Klinik uygulamalara entegrasyon için yalnızca yapısal düzenlemelere değil; doğa temelli müdahalelere ilişkin mesleki eğitimlerin geliştirilmesine, ekolojik duyarlılığa sahip protokollerin oluşturulmasına ve disiplinlerarası işbirliğini teşvik eden politika düzenlemelerine de ihtiyaç duyulmaktadır.