Kadir TANSOY
Türkiye Biyoetik Dergisi - 2026;13(3):196-219
Amaç: Bu çalışmanın amacı, psikiyatrik rahatsızlık, özellikle bipolar bozukluk tanısı nedeniyle Devlet memurluğu statüsünün sona ermesine ilişkin tesis edilen idari işlemlerin hukuki ve etik çerçevesini, Danıştay içtihadı üzerinden inceleyerek sistematik biçimde ortaya koymaktır. Yöntem: Çalışmada içtihat analizi yöntemi izlenmiştir. Danıştay'ın konuya ilişkin 27 kararı, işlem türlerine (müstafi sayılma, disiplin, şart kaybı, güvenlik ve ulaştırma hizmetlerinde sağlık şartı kaybı) göre sınıflandırılarak incelenmiş, bulgular ilgili tıbbi, hukuki ve biyoetik literatürle (damgalanma, ayrımcılık yasağı, makul uyumlaştırma yükümlülüğü) birlikte değerlendirilmiştir. Bulgular: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, psikiyatrik rahatsızlığın memurluk statüsüne etki edebileceği başlıca dört mekanizma öngörmektedir. İncelenen kararlardan çıkan ortak ilke şudur: Bipolar bozukluk atak ve remisyon dönemleriyle seyreden bir hastalık olduğundan, idare, ilgilinin atak döneminde gerçekleştirdiği fiilleri sağlıklı bir iradenin ürünü sayarak işlem tesis edemez; disiplin cezası verilmeden önce fiil tarihindeki kusur yeteneğinin psikiyatrik muayeneyle tespiti zorunludur; göreve son verilebilmesi için hastalığın görevin devamlı yapılmasına engel nitelikte olduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla saptanması gerekir. Buna karşılık güvenlik ve ulaştırma hizmetlerinde Danıştay, geçirilmiş hastalık kaydına dayalı mutlak engelleri hizmet gerekleri adına hukuka uygun bulmaktadır. Sonuç: Genel idare hizmetlerindeki koruyucu içtihat çizgisi ile güvenlik hizmetlerindeki katı uygulama arasındaki makas, remisyonun hukuki anlamının tutarsız biçimde yorumlanmasından kaynaklanmaktadır; bu makas, kusur ilkesi, ölçülülük ve ayrımcılık yasağı temelinde eleştirilmekte, kanuna yazılı bir araştırma ve kademeli lik yükümlülüğü önerilmektedir.