Nihal DURMAZ, Merve Deniz PAK GÜRE
Türkiye Biyoetik Dergisi - 2026;13(2):83-99
Giriş: Bu çalışma, psikodrama alanında ulusal ve uluslararası etik ilkeler, mesleki yönergeler ve ilgili kurumsal belgeler temel alınarak yürütülmüş nitel bir doküman analizi niteliğindedir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, nitel araştırma desenlerinden doküman analizi yöntemiyle yürütülmüştür. FEPTO (Federation of European Psychodrama Training Organizations), BPA (British Psychodrama Association), and ABE (American Board of Examiners in Psychodrama) gibi uluslararası meslek kuruluşlarının etik kodları ile Türkiye'deki Dr. Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü ve İstanbul Psikodrama Enstitülerinin yönergeleri incelenmiştir. Bulgular: Araştırmada psikodramaya ilişkin etik ilkeler; bilgilendirilmiş onam, gizlilik, grup güvenliği, yetkinlik, profesyonel sınırlar, süpervizyon, duyarlılık, ayrımcılık karşıtlığı ve sorumluluk temaları doğrultusunda incelenmiştir. Bilgilendirilmiş onam, başlangıçta alınan statik bir onaydan ziyade; ısınma, eylem ve paylaşım aşamalarına yayılan dinamik ve yenilenen bir süreç olduğu saptanmıştır. Gizlilik ve grup güvenliği temalarında, mahremiyetin yalnızca psikodramatistin değil tüm grubun kolektif sorumluluğu olduğu ve bu sorumluluğun eylemsel/bedensel dışavurumları da kapsadığı görülmektedir. Mesleki yetkinlik ve süpervizyon başlığı altında, teknik bilginin yanı sıra "ne zaman durulacağını bilme" kapasitesinin ve düzenli süpervizyonun sürdürülebilir bir etik zorunluluk olduğu vurgulanmaktadır. Profesyonel sınırlar ve fiziksel temas konusunda, eylem odaklı yapının getirdiği risklere karşı sıkı kuralların varlığı ve eğitim süreçlerindeki rol karışıklıklarının önlenmesi kritik bulgular olarak öne çıkmaktadır. Son olarak duyarlılık ve ayrımcılık karşıtlığı ilkelerinin, psikodramatik tekniklerin uygulanmasında ve protagonistin korunmasında temel bir etik kriter olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Etik sorumluluğun; grup üyeleri, sahne, eylem ve karşılıklı ilişkiler arasında paylaşılan kolektif bir alan olduğu ve bu alanın korunmasının psikodramatistin öz-farkındalığına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma, uygulamayıcılar için etik refleksin güçlendirilmesini hedeflerken, gelecek araştırmaların farklı kültürel bağlamlar ve özel uygulama alanları üzerine yoğunlaşmasını önermektedir.