Tahsin GEZGİN
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;21(1):45-54
Pulmoner emboli (PE), venöz tromboembolizmin en ciddi klinik sunumlarından biri olup, yüksek morbidite ve mortalite riski taşır. PE'nin hızlı ve doğru tanısı, uygun risk değerlendirmesi ve bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımları, hasta sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirebilir. Tanı sürecinde klinik skorlamalar (Wells ve Geneva), D-dimer testi, bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA) ve biyobelirteçlerin kullanımı ön plana çıkmaktadır. Tedavide, hemodinamik stabiliteye bağlı olarak antikoagülanlar, trombolitik tedavi, kateter yönlendirmeli reperfüzyon yöntemleri ve cerrahi embolektomi gibi seçenekler değerlendirilir. Yeni oral antikoagülanlar (YOAK'lar), özellikle stabil PE hastalarında kullanım kolaylığı ve etkinlik açısından avantaj sağlar. Uzun dönem yönetimde, antikoagülan tedavinin süresi, hastanın tekrarlama riskine göre belirlenir. Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) gibi komplikasyonların önlenmesi için düzenli takip kritik öneme sahiptir. Ayrıca, destek tedavileri, solunum desteği, sıvı yönetimi ve inotropik ajanlar gibi yaklaşımlar, özellikle yüksek riskli hastalarda hayati bir rol oynar. Yenilikçi tedavi yöntemleri arasında, trombüs hedefli nanopartikül tabanlı sistemler, PE tedavisinde daha güvenli ve etkin seçenekler sunma potansiyeline sahiptir. Bu derlemede, pulmoner embolinin tanı, risk değerlendirmesi, güncel tedavi stratejileri ve yenilikçi yaklaşımları kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.