PULMONER VE KARDİYAK HİDATİK KİSTLERE CERRAHİ YAKLAŞIMLAR: TEK MERKEZLİ 32 OLGULUK RETROSPEKTİF BİR İNCELEME

Hacer BOZTEPE YEŞILÇAY, Şencan AKDAĞ

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-7

Department of Thoracic Surgery, Antalya Training and Research Hospital, Health Sciences University, Antalya, Türkiye

 

Amaç: Pulmoner hidatik kist, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sık görülen, Echinococcus granulosus'un neden olduğu bir paraziter hastalıktır. Bu çalışmada, cerrahi tedavi uygulanan pulmoner ve kardiyak hidatik kistli hastaların klinik bulguları ve tercih edilen cerrahi tedavi yöntemlerinin sonuçlara etkisini değerlendirmek amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde Haziran 2013 ile Aralık 2020 tarihleri arasında kist hidatik tanısı ile opere edilen hastaların verileri retrospektif olarak analiz edildi. Hastaların demografik özellikleri, semptomları, radyolojik ve serolojik bulguları, kist lokalizasyonları, uygulanan cerrahi yöntemler, drenaj ve hastanede kalış süreleri ile postoperatif komplikasyonları değerlendirildi. Bulgular: Kist hidatik tanısıyla 32 hasta (17 kadın, 15 erkek) opere edildi. Olguların %68.7'si semptomatikti ve en sık görülen şikâyet geçmeyen kuru öksürüktü. Kistlerin en sık yerleştiği alan sağ alt lobdu. Cerrahi yöntem olarak 20 hastada torakotomi, 11 hastada video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS), 1 hastada ise sternotomi tercih edildi. Parankim koruyucu yöntemler yaygın olarak kullanıldı. VATS uygulanan hastalarda dren çekilme ve hastanede kalış süreleri istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha kısa bulundu (p<0.05). Nüks, aynı anatomik bölgede radyolojik olarak yeniden kist saptanması şeklinde tanımlandı ve yalnızca bir hastada, postoperatif 15. ayda gözlendi. Sonuçlar: Pulmoner hidatik kistlerin tedavi yönetiminde cerrahi yaklaşım hâlen temel bir yöntem olarak önemini sürdürmektedir. Parankim koruyucu tekniklerin kullanımı komplikasyon oranlarını azaltmakta, minimal invaziv yöntemler ise hastanede kalış süresini kısaltmaktadır. Tanı alan hastalarda sistemik tutulum ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve uzun dönem takip ihmal edilmemelidir.