R-KLOTHO'NUN KOLON KANSERİ VE NORMAL KOLON EPİTEL HÜCRELERİNDE MMP/TIMP DENGESİ VE TNF -Alpha ÜZERİNE ETKİLERİ

Onur UYSAL, Tayfun SENGEL, Lamiya MAHMUDOVA, Merve Nur SOYKAN, Ayla EKER SARIBOYACI, Sibel GUNES BAGIS

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;11(1):193-198

Eskisehir Osmangazi University, Eskisehir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, rekombinant klotho (r klotho) proteininin insan kolon adenokarsinom hücreleri (Caco 2) ve normal kolon epitel hüc releri (CCD 841 CoN) üzerindeki etkilerini, özellikle h ücre d ışı matriks (ECM) yeniden yap ılanmas ı ve inflamasyonla ili şkili genlerin ekspresyonu açısından de ğerlendirmeyi ama çlamaktad ır. Gereç ve Yöntem: Caco -2 ve CCD 841 CoN h ücreleri d ört ayr ı deney grubu olu şturularak k ültüre edilmi ştir: CCD 841 CoN, Caco -2, r-klotho uygulanan CCD 841 CoN ve r -klotho uygulanan Caco -2. Önceki doz -yanıt çalışmam ızda belirlenen 0,3 µg/mL r -klotho, 24 ve 48 saat s üreyle uygulanm ıştır. MMP -1, MMP -3, MMP -13, TIMP -1, TIMP -3 ve TNF -alpha genlerinin ekspresyon d üzeyleri kantitatif ger çek zamanl ı PCR (qRT -PCR) yöntemiyle analiz edilmi ş ve GAPDH referans geni kullan ılarak DeltaDeltaCt yöntemiyle de ğerlendirilmi ştir. Bulgular: Caco -2 hücrelerinde r -klotho uygulaması, MMP -1 ve TIMP -1 genlerinin ekspresyonunu anlamlı şekilde azaltırken ( p<0.05 ve p<0.01), MMP -3, TIMP -3 ve TNF -alpha genlerinin ekspresyonunu belirgin şekilde artırmıştır ( p<0.001; p<0.01). CCD 841 CoN h ücrelerinde ise r -klotho uygulamas ı, MMP -1, MMP -3, TIMP -1, TIMP -3 ve TNF -alpha gen ekspresyonlar ında anlaml ı artışlara yol a çmıştır (p<0.05 -0.001). Uygulama süresi uzadıkça özellikle TIMP -3 ve TNF -alpha'daki artışların daha belirgin hale geldiği saptanmıştır. Sonuç: Bulgularımız, klotho proteininin ECM yeniden yapılanması ve inflamatuvar yanıtların düzenlenmesinde hücre tipine özgü, çift y önlü ve zaman bağımlı bir rol üstlendiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, klothonun yalnızca yaşlanma karşıtı bir protein değil, aynı z amanda kolorektal kanser progresyonunda tümör mikroçevresi ve inflamatuvar süreçlerin modülasyonu için umut vadeden bir terapötik hedef olabile ceğini ortaya koymaktadır.