RAMAZAN DÖNEMİNDE VE RAMAZAN DIŞI DÖNEMLERDE İLEUS HASTALARININ KARŞILAŞTIRILMASI: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Murat SEYİT, Atakan YILMAZ, Mert ÖZEN, Muhammed Raşid AYKOTA

Pamukkale Tıp Dergisi - 2026;19(3):539-546

Pamukkale University, Medical Faculty, Department of Emergency Medicine, Denizli, Türkiye

 

Amaç: İleus, acil servislere başvurularda önemli bir yer tutan ve yüksek morbidite ile seyredebilen bir klinik tablodur. Bu çalışma, Ramazan ayında oruç tutmanın ileus tanılı hastaların klinik özellikleri, tedavi yöntemleri ve hastane yatış süreleri üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır . Gereç ve yöntem: Çalışmaya, acil servise başvurarak ileus tanısı alan toplam 323 hasta dahil edilmiştir. Hastalar Ramazan ayı (n=33) ve Ramazan dışı dönem (n=290) olarak iki gruba ayrılmıştır. Gruplar arasında demografik veriler, laboratuvar parametreleri, cerrahi gereksinimi ve yatış süreleri açısından karşılaştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın istatiksel analizi İBM SPSS statistics 22 documentation ile yapılmıştır. Verilerin tamamlayıcı istatistikleri (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum, yüzde değerleri) hesaplandı. Hastalar 2 gruba ayrılmıştır. Ramazan ayında başvuranlar ilk grup, ramazan harici başvuranlar ikinci grup olarak kabul edilerek kıyaslanmıştır. Bulgular: Gruplar arasında yaş, cinsiyet, komorbiditeler ve cerrahi müdahale oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, Ramazan grubundaki hastaların ortalama hastane yatış süresi (15,27+/-15,65 gün), ramazan dışı yatan grubuna (10,11+/-9,68 gün) göre anlamlı derecede daha uzun bulunmuştur (p=0,013). Ayrıca Ramazan grubunda lökosit değerlerinin daha yüksek olma eğiliminde olduğu ve volvulus vakalarının dikkat çekici olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Ramazan orucu, ileus vakalarında cerrahi endikasyonları veya genel morbiditeyi doğrudan değiştirmese de, hastanede kalış süresini belirgin şekilde uzatabilmektedir. Bu durum, açlık ve dehidratasyonun iyileşme süreçleri üzerindeki olası etkilerini düşündürmektedir. Ramazan ayında başvuran ileus vakalarında daha yakın sıvı-elektrolit yönetimi ve bireyselleştirilmiş takip protokolleri önerilmektedir .