Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

RATLARDA OLUŞTURULAN PNEUMOPERİTONEUM MODELİNDE İSKEMİ REPERFÜZYON HASARININ OVER DOKUSU ÜZERİNE ETKİLERİ

İZZET MUSAYEVA, SABAHATTİN ANIL ARI, ALİ AKDEMİR, FATİH OLTULU, ÇAĞDAŞ ŞAHİN, DİLEK TAŞKIRAN, AYLİN BUHUR, TEKSİN ÇIRPAN

Ege Tıp Dergisi - 2021;60(1):6-12

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Çalışmanın amacı pneumoperitoneumun over dokusu üzerinde oluşturduğu olası iskemi reperfüzyon hasarının gösterilmesi ve D vitamininin bu hasar üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda her biri 7 denekten oluşan 3 grup şeklinde Sprague Dawley cinsi dişi sıçanlar kullanılmıştır. Pneumoperitoneum sağlandıktan 60 dakika sonra desuflasyon gerçekleşt r lm ş ve 30 dakika boyunca intraabdominal basınç normalize edilmiştir eperfüzyon periyodunu takiben overler çıkarılmış ve iskemi reperfüzyon hasarı değerlend r lm şt r Histolojik olarak, overlerde foll küler dejenerasyon, vasküler konjesyon, nflamasyon, hemoraji, ödem ve DNA tamir mekanizmalarını değerlendirmek için PCNA (Proliferating cell nuclear antigen) düzeyine, biyokimyasal olarak da plazma AMH (Anti müllerian hormon) ve overde MDA (Malondialdehid), TAC (Total antioksidan kapasite) ve SOD (Süperoksid dismutaz) düzeyine bakılmıştır Bulgular: Histolojik olarak gruplar arasında farklılıklar saptanmış ve ayrıca PCNA değerleri iskemi grubunda sham ve D vitamini grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0 005). Plazma AMH sonuçları açısından Grup 2’de ölçülen AMH düzeylerinin Grup 1’e göre anlamlı derecede düşük olduğu (p=0 035), MDA düzeylerinin de Grup 2’ de Grup 1’e oranla anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p=0 006). Sonuç: Pneumoperitoneum over üzerinde ciddi derecede iskemi reperfüzyon hasarı oluşturmaktadır Bu hasar D vitamini kullanımı ile azaltılabilir D vitamini olumlu etkisi sayesinde ileri düzey çalışmalarla desteklenmek koşuluyla, sadece laporoskopik pneumoperitoneum modelinde değil, overin direkt ya da indirekt olarak oksidatif strese maruz kaldığı radyoterapi veya kemoterapi gibi uygulamalar öncesinde de proflaktik olarak kullanılabilir