OZGE SAHMELİKOGLU ONUR, ÖZLEM BAŞ ULUYOL, GÜLŞEN TEKSİN
Journal of Cognitive-Behavioral Psychotherapy and Research - 2021;10(3):269-276
Bu çalışmanın amacı Obsesif Kompusif Bozukluk (OKB) olan hastalar ve sağlıklı kontroller arasında duygulanım düzenleme güçlüğü açısından farklılıkları ve duygulanım düzenleme güçlüğü ile obsesyon türleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Otuz dokuz otojen (cinsellik, dini ve saldırganlık obsesyonu) olan 45 reaktif (kirlenme-bulaşma, simetri-düzen) obsesyonları olan OKB tanılı hasta ve 40 sağlıklı kontrol DSM-5 Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5-CV), Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (Y-BOKÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), ve Duygu Düzenleme Güçlükleri Ölçeği (DDGÖ) ile değerlendirildi. Reaktif obsesyonu olan OKB hastalarında DDGÖ stratejiler, kabullenememe, dürtü, açıklık ve toplam puanları açısından sağlıklı kontrollere göre daha yüksek; otojen obsesyonu olanlara göre daha düşük puanlar elde edildi (p<0,05). Y-BOKÖ toplam puanı ve DDGÖ hedef, stratejiler, kabullenememe, dürtü, açıklık ve toplam puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon mevcuttu (p<0,05). Çalışmamızın bulgularına göre otojen obsesyonların geliştiği kişilerde daha çok stres ve emosyon disregülasyonu görülebilir. Duygu düzenleme güçlüklerinin belirlenmesi ve buna yönelik müdahaleler OKB’nin tedavi sürecinde önemli olabilir.