Ozgecan HAMDEMIR, Semin AYHAN, Omer ATMIS, Omer ACAR
Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;16(2):203-210
Amaç: Bu çalışma, rektal adenokarsinomda neoadjuvan tedavi sonrası histopatolojik parametreleri değerlendirmeyi ve bu parametrelerin tedavi yanıtı ile sağkalım sonuçlarıyla ilişkisini incelemeyi amaçladı. Gereç ve Yöntem: 2007-2018 yılları arasında neoadjuvan kemoradyoterapi uygulanıp cerrahi rezeksiyon yapılan toplam 65 rektal adenokarsinom hastası retrospektif olarak analiz edildi. Tümör tomurcuklanması, az diferansiye kümeler (PDC), lenfovasküler invazyon (LVI), perinöral invazyon (PNI), sirkumferansiyel rezeksiyon sınırı (CRM) durumu, invazyon derinliği ve lenf nodu tutulumu gibi histopatolojik özellikler yeniden değerlendirildi. Tümör regresyonu Ryan tümör regresyon derecelendirme sistemi kullanılarak değerlendirildi ve iyi (Grade 0-1) ve kötü (Grade 2-3) yanıt gruplarına ayrıldı. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier yöntemi ile yapıldı. Bulgular: On dört olgu (%21,5) iyi yanıt, 51 olgu (%78,5) ise kötü yanıt göstermiştir. Yüksek tümör tomurcuklanması, tedavi yanıtında azalma ile anlamlı olarak ilişkili bulunmuştur (p=0,002). Perinöral invazyon ve CRM pozitifliği, daha kötü genel sağkalım ile anlamlı olarak ilişkili saptanmıştır (sırasıyla p=0,001 ve p=0,014). Lenf nodu metastazı ve artmış invazyon derinliği daha kötü sağkalım ile ilişkili eğilim göstermiş, ancak istatistiksel anlamlılık elde edilememiştir. 55 yaş üzeri hastalarda hastalıksız sağkalımın anlamlı olarak daha uzun olduğu görülmüştür (p=0,021). Patolojik olarak iyi yanıt gösteren hastalarda sağkalım eğrileri daha iyi olmakla birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç: Tümör tomurcuklanması, perinöral invazyon ve CRM pozitifliği, neoadjuvan tedavi sonrası rektal adenokarsinomda önemli prognostik belirteçlerdir. Tedavi sonrası örneklerin kapsamlı histopatolojik değerlendirilmesi, tedavi yanıtı ve uzun dönem sonuçların öngörülmesinde kritik rol oynamaktadır.