RELAPS/REFRAKTER HODGKİN LENFOMADA ALLOJENİK HEMATOPOETİK HÜCRE NAKLİ: ÇOK MERKEZLİ GERÇEK YAŞAM DENEYİMİ

Derya KOYUN, Uğur ŞAHİN, Güldane CENGİZ SEVAL, Deniz GÖREN, Ayla GÖKMEN, Sinem CİVRİZ BOZDAĞ, Selami KOÇAK TOPRAK, Meltem KURT YÜKSEL, Pervin TOPÇUOĞLU, Önder ARSLAN, Taner DEMİRER, Günhan GÜRMAN, Osman İLHAN, Meral BEKSAÇ, Mutlu ARAT, Muhit ÖZCAN

Turkish Journal of Hematology - 2026;43(2):116-130

Ankara University Faculty of Medicine, Department of Hematology, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Brentuksimab vedotin (BV) ve immün kontrol noktası inhibitörleri (CPI) ile sağlanan önemli terapötik ilerlemelere rağmen, nüks veya tedaviye dirençli (R/R) Hodgkin lenfoma olgularında allojenik hematopoetik kök hücre nakli (AKHN) küratif potansiyelini sürdürmektedir. Bu çalışma, R/R Hodgkin lenfoma hastalarında AKHN'nin klinik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Retrospektif ve çok merkezli bu çalışmada, AKHN uygulanmış 70 R/R klasik Hodgkin lenfoma hastasının verileri analiz edilmiştir. Bulgular: Hastalar tedavi dönemlerine göre iki gruba ayrıldı: dönem 1 (2004-2010, 16 hasta) ve dönem 2 (2011-2021, 54 hasta). Hastaların 63'ü daha önce otolog kök hücre nakli geçirmişti. Kırk hastaya AKHN öncesinde BV (n=29) veya BV sonrası CPI (n=11) uygulanmıştı. Ortanca 64 aylık (40,7-87,3) takip süresinde 100 günlük nüks dışı mortalite (NDM) oranı %26; 3 yıllık genel sağkalım (GS) ve progresyonsuz sağkalım (PS) oranları sırasıyla %39 ve %28 olarak saptandı. Haploidentik donörlerle yapılan AKHN daha iyi GS ve PS ile ilişkiliydi. Graft-versus-host hastalığı profilaksisinde post-transplant siklofosfamid kullanımı sağkalımı anlamlı biçimde iyileştirdi. Transplant sonrası tam yanıt elde edilmesi GS ve PS üzerinde belirgin avantaj sağladı. BV ve CPI alan hastalarda daha iyi GS, PS ve daha düşük NDM eğilimi gözlense de istatistiksel anlamlılık sağlanamadı. Tedavi dönemleri arasında GS, PS ve NDM açısından anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Bulgularımız, AKHN'nin R/R Hodgkin lenfoma hastalarında uygulanabilir ve potansiyel olarak küratif bir tedavi seçeneği olmaya devam ettiğini göstermektedir.