ARİF DEMİRBAŞ, ONUR TELLİ, MEHMET ALİ KARAGÖZ, MÜCAHİT KABAR, MUZAFFER EROĞLU, HAŞMET SARICI
The New Journal of Urology - 2014;9(2):40-43
Amaç: Bu çalışmanın amacı, renal kitle tanısı ile radikal veya parsiyel nefrektomi yapılmış ve patoloji sonucu benign olan olguların klinik özelliklerini malign olan olgularla karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde Ocak 200ile Nisan 2013 tarihleri arasında böbrek tümörü ön tanısı ile cerrahi tedavi yapılmış 406 hasta retrospektif olarak incelendi. Histopatolojik değerlendirmeleri sonucu benign tanısı alan 54 hasta (Grup 1) ve malign tanılı 352 hasta (grup 2) olarak ayrıldı. Patolojik evrelendirme için 2010 TNM evrelendirme sistemi, histolojik alt tipler için 2004 DSÖ sınıflandırması kullanılmıştır. Tümör boyutu, patolojik spesimenlerden santimetre olarak ölçülen en büyük çap olarak kabul edildi. Tüm hastalar yaş, cinsiyet, tanı anındaki semptomları, multifokalite, tümör çapı ve histolojik alt tip açısından incelenmiştir. Bulgular: Olguların ortalama yaşı benign grupta 58,3+/-5,29 (46-58) iken malign grupta 63,5+/-8,17 (42-83) idi. Benign grupta 10 (%18) hasta kliniğe belirli şikayetlerle başvurmuşken geri kalan 44 (%82) hasta ise rastlantısal olarak saptandı. Malign grupta ise 75 (%21) hasta rastlantısal, 277 (%79) hasta semptomatik olarak saptandı. Multifokalite Grup 1’de 2 (%0,03) hastada, grup 2’de 76 (%21) hastada görülmüştür. Tümör çapı grup 1’de ortalama 3.8 cm (0.8-8.7), grup 2’de ise 6.4 cm (1.1-14 cm) olarak ölçülmüştür. Tanı anında semptomların varlığı, multifokalite ve tümör çapı açısından iki grup arasında istatis- tiksel anlamlı farklar belirlendi (p<0.05). Sonuç: Böbrek tümörü ön tanısıyla nefrektomi yapılan renal kitlelilerde benzer çalışmalarda olduğu gibi patoloji sonucu malign olan hastalar benign kitlesi olan hastalara göre daha semptomatik, daha çok multifokal ve daha büyük çaplı tümörlere sahiptirler.