RENAL POTASYUM KAYBI NEDENİYLE NEFROLOJİ KLİNİĞİNDE TAKİPLİ HİPOKALEMİK NORMOTANSİF HASTALARIN; TANI, TEDAVİ VE PROGNOZLARININ RETROSPEKTİF ANALİZİ

OKTAY ÜNSAL

Developments and Experiments in Health and Medicine - 2021;35(2):129-135

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı, Bursa, Türkiye

 

Giriş: Hipokalemi klinik pratikte sık karşılaşılan elektrolit bozuklukları arasında yer almaktadır. Kronik hipokaleminin Son Dönem Böbrek Yetmezliği ile sonlanabileceği bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı ön planda Bartter veya Gitelman sendromu düşünülen hastalarda hipokaleminin uzun süreçte böbrek fonksiyonları üzerine etkilerini retrospektif olarak değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmamıza 2010 – 2019 tarihleri arasında Nefroloji polikliniğinde takipli kronik hipokalemi tanılı hastalar alındı. Hipokalemik dönemde renal potasyum kaybı gösterilen, normal ya da düşük kan basıncına sahip 17 hasta dahil edildi. Bulgular: Takiplerinde 17 hastanın 4’ünde (%23,5) serum kreatinin değerlerinde artış izlendi. Bu 4 hastanın medyan takip süresi 10 (5 – 23) yıldı. Sonuç: Normotansif olan bu hastalarda gelişen böbrek yetmezliğinin olası nedeni deneysel modellerde net olarak ortaya konan, hipokalemik tubulopati ile ilişkili olacağı düşünüldü. Bartter ve Gitelman sendromu nadir karşılaşılan hastalıklardır ve karakteristik metabolik bozukluklara sahiptirler. Hipokalemi ile gelen hastalarda öncelikle kusma, diüretik kullanımı gibi daha sık karşılaşılan nedenler araştırılmalıdır. Potasyumun renal kaybının olduğu normotansif ve hipotansif bireylerde nadir nedenlerden olan Bartter ve Gitelman sendromu akla gelmelidir. Ayrıca kronik hipokaleminin böbrek yetmezliği yapabileceği unutulmamalıdır.