SAİM AÇIKGÖZOĞLU, BEYTULLAH KÖYLÜOĞLU, HAKAN TAŞKAPU
Genel Tıp Dergisi - 2000;10(2):55-61
Amaç: Renal kitleler geç klinik yakınma ve bulgu vermesi ile tanınmasında geç kalınan patolojilerdir. Bu çalışmada böbrek solid kitlelerinde ultrasonografi (US) ve bilgisayarlı tomografi (BT) tanıları ile klinik ve patolojik sonuçlarını karşılaştırmayı amaçladık. Yöntem: US ile renal kitle tanısı alan ve aynı zamanda renal BT yapılan 117 (69E, 48K) hastada bulunan 119 renal kitledeki tanılarımız ile patolojik sonuçlar karşılaştırıldı. Bulgular: Kitleleri renal hücreli karsinom, transizyonel hücreli karsinom, renal adenom, Wilms tümörü ve anjiomyolipom olarak 5 grupta değerlendirdik. Kitlelerin 89'u (% 75) renal hücreli karsinom, 7'si (% 6) transizyonel hücreli karsinom, 4'ü (% 3) renal adenom, 6'sı (% 5) Wilms tümörü ve 13'ü (% 11) anjiomyolipomdu. Kitlelerin 102'si (% 86) maligndi (89 renal hücreli karsinom, 7 transizyonel hücreli karsinom, 6 Wilms tümörü). Malign kitlelerde E/K oranı 5/3, yaş ortalaması kadınlarda 49, erkeklerde 59, genelde 54'tü. Renal hücreli karsinom sol böbrekte, transizyonel hücreli karsinom ve anjiomyolipom sağ böbrekte daha sıktı. Sonuç: Organ invazyonunu göstermede US, retroperitoneal invazyonu göstermede BT başarılı iken, vasküler invazyonu göstermede US ile BT arasında önemli fark yoktur. Peritümöral lenfadenopatiyi göstermede US ve BT yeterli düzeyde güvenli değildir.