Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

REPRODÜKTİF VE MENOPOZAL SERVİKAL SMEAR VE KAN ÖRNEKLERİNDE DNA HASARI TESPİTİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

OKAN SANCER, PINAR ASLAN KOŞAR, ZEHRA SAFİ ÖZ, ESRA NUR TOLA, ATAHAN TOĞAY, İBRAHİM METİN ÇİRİŞ, MUHAMMET YUSUF TEPEBAŞI

Batı Karadeniz Tıp Dergisi - 2025;9(2):175-180

 

Amaç: Yaşlandıkça, metabolizma hızının yavaşlaması, hormon seviyelerindeki değişiklikler ve artan oksidatif stres nedeniyle vücutta DNA hasarı meydana gelir. Bu çalışma, kadınların farklı dönemlerinde DNA hasarını ve dejeneratif nükleer değişiklikleri araştırmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Reprodüktif döneminde 30 kadın ve menopoz döneminde 30 kadından alınan lenfosit örnekleri komet testi kullanılarak DNA hasarı açısından değerlendirilmiş, smear örnekleri MN testi kullanılarak kromozomal instabilitenin morfolojik bir belirteci olan mikronükleus (MN) hücreleri açısından, binükleus (BN) ve karyorektik (KR) hücreler ise dejeneratif nükleer değişiklikler açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Kan örneklerindeki DNA hasarı comet assay ile menopozal dönemde üreme dönemine kıyasla daha yüksek bulundu (p<0.05). MN skoruna göre üreme çağındaki kadınlarda MN hücreleri, menopozdaki kadınlara göre daha yüksekti. BN ve KR hücreleri de menopoz döneminde üreme dönemindeki kadınlara kıyasla daha yüksekti. MN, BN ve KR sıklıkları ile bu iki dönem arasında anlamlı bir farklılık bulunamadı. (p>0.05). Sonuç: Menopoz döneminde DNA hasarı ve MN skorlamasının yüksek bulunması nedenleri arasında yaşlanma ile birlikte görülen hormonal değişimler, oksidatif stres artışı, DNA onarım mekanizmalarının zayıflaması ve epigenetik değişiklikler olabilir.