RESVERATROL, OKSENFLAMASYON VE EPİLEPSİ

Zeynep ACUNGİL1, Elif Azize ÖZŞAHİN DELİBAŞ2

TOGÜ Sağlık Bilimleri Dergisi - 2022;2(1):72-87

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon AD, Tokat

 

Bazı bitki türlerinin özellikle stres durumlarında sentezini artırdığı doğal bir polifenol olan Resveratrol antioksidan, antienflamatuvar, nöroprotektif, kardiyoprotektif, antiviral ve antibakteriyel özellikleri ile sıkça gündeme gelmektedir. Vücutta prooksidan-antioksidan dengesi, sağlıklı bir yaşam sürdürülebilmesi için büyük önem taşımaktadır. Reaktif oksijen türleri (’Reactive Oxygen Species’; ROS)’nin üretimi ile antioksidan aktivite arasındaki dengesizlik redoksa bağımlı homeostatik sinyali bozarak enflamasyon süreçlerinin başlamasına neden olabilir. Oksidatif strese yatkın olan beyindeki aşırı ROS üretimi, epilepsi de dahil bir dizi nörodejeneratif hastalığın etiyolojisi için ortak bir altta yatan faktör olarak anılır. Resveratrolün kayda değer özelliklerinden bir diğeri de kan-beyin bariyerini geçebilmesi, redoks yollarını ve Sirtuin sistemini düzenleyebilmesi, böylelikle beyinde gen transkripsiyonunu modüle ederek enflamasyonu ve apoptozu kontrol edebilmesidir. Bugüne kadar kronik, nörolojik bir bozukluk olan epilepsi etiyolojisinde, enflamasyon ve oksidatif stresin rolü olabileceğine dair bazı kanıtlar olsa da patogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu derlemede, nöroprotektif eylemler sergileyebilme yeteneğindeki resveratrolün bir antikonvülzan ajan gibi davrandığı, nöral dokudaki hasarı azaltmada ve hatta yardımcı antiepileptik tedavide nöbet gelişimini önlemede etkili bir ajan olabileceği tartışılmaktadır.