RETROPUBİK ALANIN PRİMER DÜŞÜK DERECELİ MİKSOFİBROSARKOMU: PELVİK ORGAN İNFİLTRASYONU GÖSTEREN SIRADIŞI BİR OLGU

Sambit KAR, Harshdeep SINGH, Aravind T K, Siddharth YADAV, Miraj MAKADIA

Grand Journal of Urology - 2026;6(3):146-151

Department of Urology and Renal Transplant, VMMC & Safdarjung Hospital, Delhi, India

 

Miksofibrosarkom (MFS), tipik olarak yaşamlarının 6. ila 7. dekadındaki hastaların ekstremitelerini etkileyen, nadir ve agresif bir yumuşak doku sarkomudur. Bu yazıda, mesane ve prostatı tutan, retropubik yerleşimli uzun süreli MFS'si olan 36 yaşında bir erkek hastaya ait sıra dışı bir olguyu sunuyoruz. İlk olarak yedi yıl önce rastlantısal 3 cm'lik bir lezyon olarak saptanan ve takipten çıkan hasta, nihayetinde ilerleyici hipogastrik ağrı ve 8 cm'lik sert bir pelvik kitle ile başvurmuştur. Kontrastlı MRG, komşu pelvik organları iten, heterojen tutulum gösteren karakteristik düşük T1 ve yüksek T2 sinyal yoğunluklarını sergilemiştir. Tanısal olmayan bir perkütan biyopsinin ardından hastaya eksploratif laparotomi yapılmış; temiz cerrahi sınırlar elde etmek için mesane ön duvarı ve prostat stromasının parsiyel rezeksiyonunu gerektiren, kapsülü intakt şekilde kitlenin eksiksiz cerrahi eksizyonu uygulanmıştır. Histopatolojik inceleme; belirgin pleksiform kapiller ağ içeren bol miksoid stroma içinde, atipik olmayan iğsi hücrelerle karakterize düşük dereceli MFS'yi doğrulamıştır. İmmünohistokimya, vimentin ve düz kas aktini pozitifliği ile tanıyı desteklemiştir. Ameliyat sonrası dönem sorunsuz geçmiş ve altı aylık takip PET-BT'sinde nüks veya metastaz bulgusuna rastlanmamıştır. Bu olgu, hastanın genç yaşı ve oldukça sıra dışı anatomik yerleşimi nedeniyle önem taşımakta ve indolan pelvik kitlelerin ayırıcı tanısında MFS'nin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, bu infiltratif maligniteye özgü yüksek lokal nüks riskini yönetmek için geniş cerrahi eksizyonun ve yakın takibin gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.