Halit KANDEMİR, Yücel ÜSTÜNDAĞ
Akademik Gastroenteroloji Dergisi - 2025;24(3):147-158
Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, pankreas kanseri tanısı almış hastaların demografik verilerini, klinik özelliklerini ve sağkalım sürelerini analiz etmeyi amaçladık. Aynı zamanda, pankreatik nöroendokrin tümör tanısı almış hastalar da ayrı bir grup olarak çalışmaya dahil edilerek benzer analizler bu olgu grubu için de yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, 1 Ocak 2011 ile 1 Haziran 2020 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde pankreas kanseri tanısıyla takip edilen 169 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım süreleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 169 hasta dahil edildi; bunların 69'u (%40,8) kadın, 100'ü (%59,2) erkekti. Tanı anındaki ortalama yaş 60.78 yıl olarak bulundu. Ortanca sağkalım süresi 11 ay, progresyonsuz sağkalım süresi ise 6 ay olarak saptandı. Hastaların 152'sine (%89,9) pankreas kanseri, 17'sine (%10,1) ise pankreatik nöroendokrin tümör tanısı konulmuştu. Pankreas kanseri hastalarında genel sağkalım süresi 10 ay, progresyonsuz sağkalım süresi 6 ay iken; pankreatik nöroendokrin tümör hastalarında genel sağkalım 39 ay, progresyonsuz sağkalım 30 ay olarak bulundu. Hem pankreas kanseri hem de pankreatik nöroendokrin tümör hastalarında, ECOG performans durumu, vücut kitle indeksi, TNM evresi, cerrahi uygulanması ve radyoterapi alımı, sağkalım ve progresyonsuz sağkalım süreleriyle anlamlı şekilde ilişkili bulundu. Buna karşılık, sadece pankreas kanseri tanılı hastalarda karbonhidrat antijeni 19-9 düzeyleri ile lenf nodu, akciğer, karaciğer ve periton metastazlarının varlığı, sağkalım ve progresyonsuz sağkalım süreleri ile anlamlı şekilde ilişkiliydi. Alkol ve sigara kullanımı, tümör boyutu ve lokalizasyonu, kemoterapi alımı ve biliary stent yerleştirilmesi, her iki grupta da sağkalım veya progresyonsuz sağkalım sürelerinde anlamlı bir fark göstermedi. Sonuç: Sağkalım ve progresyonsuz sağkalım süreleri, pankreatik nöroendokrin tümör hastalarına kıyasla pankreas kanseri hastalarında anlamlı derecede daha kötü saptandı. Literatürle uyumlu olarak, pankreas kanseri olgularında ileri tümör, nod, metaztaz evresi, kötü ECOG performans durumu ve tanı anında periton metastazı varlığı, hem sağkalım hem de progresyonsuz sağkalım üzerinde istatistiksel olarak anlamlı olumsuz etkiye sahipti. Bu hastalarda tanı anında lenf nodu metastazı varlığı ve yüksek karbonhidrat antijeni 19-9 düzeylerinin sadece sağkalım üzerinde olumsuz etkisi olduğu belirlendi. Bazı çalışmalarda biliyer dekompresyonun pankreas kanseri hastalarında genel sağkalım avantajı sağladığı bildirilmiş olsa da, bizim çalışmamızda biliyer dekompresyonun sağkalım üzerinde herhangi bir etkisi saptanmadı.