Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

REZEKTABLE MİDE KANSERİNDE NEOADJUVAN TEDAVİYE CERRAHİ BAKIŞ AÇISI

Akay Edizsoy, Ogün Aydoğan, Ahmet Ege Sakur, Erdem Barış Cartı

Anatolian Journal of General Medical Research - 2025;35(3):282-287

Aydın Adnan Menderes University Faculty of Medicine, Department of General Surgery, Division of Surgical Oncology, Aydın, Türkiye

 

Amaç: Rezektabl evre >=T2 mide kanserinde perioperatif kemoterapi, Batı kılavuzlarında önerilmektedir. Ancak, özellikle doğrudan cerrahinin uygulanabilir bir seçenek olduğu durumlarda, gerçek yaşam koşullarındaki uygulanabilirliği belirsizliğini korumaktadır. Yöntem: Klinik olarak rezektabl, obstrüksiyon ve aktif kanaması olmayan, lokal ileri mide kanseri (T3-T4 ve/veya cN+) tanısı konmuş 22 hastayı içeren tek merkezli, retrospektif gözlemsel bir çalışma gerçekleştirildi. Rezektabilite ve klinik evreleme; bilgisayarlı tomografi, pozitron emisyon tomografisi ve endoskopik ultrasonografi kullanılarak değerlendirildi. Hastalar, tedavi tamamlama durumu ve postoperatif sonuçlarına göre kategorize edildi. Demografik ve klinik değişkenler tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerle analiz edildi. Bulgular: Yirmi iki hastanın 5'i (%22,7), tümörle ilişkili kanama (n=4) veya hastalık progresyonu (n=1) nedeniyle neoadjuvan kemoterapiyi (NAK) tamamlayamadı. On yedi hasta (%77,3) NAK'ı tamamladı ve cerrahi uygulandı; bu hastaların 4'ünde (%23,5) anastomoz kaçağı (n=1), duodenum güdük kaçağı (n=2) ve pankreas fistülü (n=1) gibi majör postoperatif komplikasyonlar gelişti. Genel olarak, 7 hastada (%31,8) ciddi komplikasyon gelişti ve 2 hasta (%9,1) tam anastomoz ayrışması nedeniyle hayatını kaybetti. Sonuç: NAK'ı, mide kanserine bağlı komplikasyonlar nedeniyle tamamlayamayan önemli sayıda hasta, suboptimal koşullarda erken cerrahiye ihtiyaç duydu. Bu hastalarda postoperatif morbidite ve mortalite oranları yüksekti. Bu bulgular doğrultusunda ve Doğu Asya kılavuzlarıyla uyumlu olarak, kurumumuz benzer olgularda upfront cerrahi sonrası adjuvan kemoterapiyi tercih etmektedir. Gelecekteki randomize çalışmalar, hasta seçimi ve tedavi planlamasında gerçek yaşam deneyimlerini de dikkate almalıdır.