Yusuf Ziya Demİroğlu, emine Tuba CANPolAT, Fulya ÖZER, Hatice Hale GÜmÜŞ, Şenay Demİr KeKeÇ, Aysel ANlI Pelİt, Anıl TANBuroğlu, Ayşe YAVuZ DermAN
Mikrobiyoloji Bülteni - 2025;59(4):492-507
mukormikoz; nadir görülen, morbidite ve mortalitesi yüksek, tanısı zor, anjiyo-invaziv fungal bir hastalıktır. mukormikoz, tutulan anatomik bölgelere göre klinik kategorilere ayrılır ve en sık görülen form rino-orbito-serebral mukormikoz (roSm)'dur. Bu çalışmada, roSm olgularında mortalite risk faktörlerinin belirlen-mesi amaçlanmıştır. Kliniğimizde, 1 ocak 2003-31 Aralık 2024 tarihleri arasında izlenen, histopatolojik ve/veya mikrobiyolojik olarak kanıtlanmış, 18 yaşından büyük roSm olguları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Yaş ortalaması 56.6 +/- 15.5 yıl olan, 22 (%44.9) kadın ve 27 (%55.1) erkek, toplam 49 hastaya roSm tanısı konulmuştur. Hastaların %65.3'ünde diabetes mellitus, %24.4'ünde hematolojik kanser, %10.2'sinde hematopoetik kök hücre nakli, %8.1'inde kronik böbrek yetmezliği, %8.1'inde solid organ transplantasyonu, %8.1'inde solid organ kanseri tespit edilmiştir. Hastaların %32.6'sında steroid tedavisi, %26.5'inde eritrosit transfüzyonu, %20.4'ünde diş çekimi, %18.3'ünde nötropeni, %12.2'sinde yakın tarihte geçirilmiş koronavirüs hastalığı 2019 öyküsü predispozan faktör olarak saptanmıştır. Göz çevresinde ağrı (%81.6), oftalmopleji (%75.5), periorbital selülit (%69.3), pitozis (%67.3) sırasıyla en sık gözlenen başvuru semptom ve bulguları olarak tespit edilmiştir. Anti-fungal tedavi (lipozomal amfoterisin B) ve fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi (FeSS) ve gerektiğinde orbital ekzenterasyon uygulamasına karşın, 24 olgu (%48.9) ölümle sonuçlanmıştır. Yapılan binary lojistik regresyon analizinde hematolojik malignitesi olanlarda 8.2 kat, steroid tedavisi alanlarda 5.2 kat, kemoterapi/immünsupresif tedavi alanlarda 10 kat, eritrosit transfüzyonu yapılanlarda 9.8 kat, başvuru esnasında orbital-apeks sendromu bulguları olanlarda 3.5 kat, serebral enfarktı olanlarda 6.9 kat, semptomların başlangıcından FeSS uygulamasına kadar sürenin 96 saatten uzun olması durumunda dört kat daha fazla ölüm riski olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, altta yatan hematolojik malignite, immünsupresif tedavi, steroid tedavisi, eritrosit transfüzyonu, başvuruda orbital apeks sendromu bulguları olması, serebral enfarkt olması ve cerrahi tedavide gecikilmesinin mortalite riskini arttırdığı saptanmıştır.