Tuba Tülay Koca
Arşiv Kaynak Tarama Dergisi - 2025;34(3):237-242
Riskli bebek tanımına baktığımızda ilk olarak 32. gebelik haftasında önce dünyaya gelen preterm bebekler gelmekle birlikte postterm yenidoğanlar, term doğan düşük doğum ağırlıklı bebekler (<2500 gr), konjenital anomalili bebekler de bu sınıfta yer almaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte daha çok riskli bebekleri hayatta tutunabilmektedir. Prematüre bebeklerin, term bebeklere göre takiplerinin 3. ve 6. aylarında optimal olmayan motor gelişim davranışı ve tüm alt sistemlerde (zihinsel, gelişimsel, nörodavranışsal, motor) özdüzenleme sorunları gösterdiği bilinmektedir. Yüksek riskli yenidoğanların nörogelişimsel değerlendirmelerinin erken yapılması, eksikliklerinin belirlenmesi ve ihtiyaç duyulan bölgede fizyoterapötik müdahale ve aile merkezli rehabilitasyon programlarının erken başlatılması gerekmektedir. Prematüre bebekler sadece motor alanda sorun yaşadığı düşünülse de artık sosyal, davranış, yaşam becerileri, uyku, dil, beslenme, ruh sağlığı, tuvalet alışkanlıkları ve iletişim gibi pek çok nörogelişimsel aşamada zorluk yaşamaktadır. Erken doğan bazı bebeklere zamanla otizm ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konur. Bu özel ihtiyaçları olan çocuk grupları hayatlarının her döneminde yakından takip edilmelidir. Premterm bebeklerin %10'u hayatlarının ilerleyen dönemlerinde serebral palsi tanısı almaktadır. Serebral palsi santral sinir sistemindeki non-progresif hasarın yanında musküloskeletal sistemde progresif problemler ile karşımıza çıkmaktadır. Geçmiş yıllarda tedavi süreçlerinde dışarıda bırakılan ebeveynler artık rehabilitasyon ekibinin merkezinde yer almaktadırlar. Sağlıklı bebeklerin gelecekte sağlıklı yetişkinler olacağı akılda tutulmalıdır.