M KAMİL GÖL, H ZAFER İŞCAN, ÖZER KANDEMİR, AHMET AKGÜL, MURAT BAYAZIT, OĞUZ TAŞDEMİR, KEMAL BAYAZIT
Turkish Journal of Vascular Surgery - 1999;8(2):51-55
Türkiye Yüksek ihtisas Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde 1988-1998 yılları arasında toplam 272 olgu abdominal aort anevrizması nedeni ile ameliyat edilmişlerdir. Bu olguların 242'si elektif şartlarda ameliyat edilirken, yaş ortalaması 64.0±12.4 olan 30 olgu acil şartlarda, ruptüre abdominal aort anevrizması nedeni ile ameliyat edilmişlerdir. Dördü kadın olan bu olguların 13'ü (%43.3) postoperatif erken dönemde kaybedilmiştir. Tek yönlü analiz sonucunda, hastaneye geldiği zaman düşük hematokrit değeri (p=0.04), preoperatif şok tablosu (p=0.002), operasyonda batında serbest kan bulunması (p=0.001), postoperatif akut böbrek yetmezliği (p=0.04), düşük kalp debisi gelişmesi (p=0.035), uzun entübasyon (p=0.04) mortalite açısından anlamlı belirleyici faktörler olarak bulunmuştur. Abdominal aort anevrizmalarına yapılan cerrahi girişim sayısının, olması gerekenin çok altında olduğu göz önüne alınarak, önümüzdeki yıllarda mortalite ve morbidite olasılığı çok yüksek olan daha fazla sayıda ruptüre abdominal aort anevrizması ile karşılaşacağı ve yapılacak tarama çalışmaları ile risk altındaki populasyonun belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.