Emrah TÜMER, Hasan ŞİMŞEK, Nurhan AKARAS, Özge KANDEMİR, Fatih Mehmet KANDEMİR
Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(4):466-473
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, rutinin bilinen güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklerini göz önüne alarak, sıçanlarda alt ekstremite iskemi-reperfüzyon (IR) kaynaklı iskelet kası hasarına karşı rutinin koruyucu etkilerini oksidatif stres, inflamasyon, endoplazmik retikulum (ER) stresi ve apoptoz üzerine odaklanarak araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Yirmi sekiz erkek Wistar sıçanı rastgele dört gruba ayrıldı: kontrol, rutin, IR ve IR+rutin. Arka bacak iskemisi, üst bacağa 2 saat turnike uygulanarak ve ardından 2 saat reperfüzyon uygulanarak oluşturuldu. İskemiden önce oral yoldan 100 mg/kg rutin uygulandı. İskelet kas dokusu örnekleri oksidatif stres belirteçler (MDA, SOD, CAT, GPx, GSH) açısından spektrofotometrik biyokimyasal analizlerle, inflamatuar mediatörler (NF-kappaB, IL-1beta mRNA), endoplazmik retikulum stres belirteçleri (PERK, ATF6, IRE1alpha mRNA) ve apoptotik belirteçler (Bax, Bcl-2, caspase-3) açısından RT-PCR yöntemiyle analiz edildi. Histopatolojik değişiklikler ise gastroknemius kasından hazırlanan kesitlerde H&E boyaması ile incelendi. BULGULAR: İskemi-reperfüzyon, MDA seviyelerinde ve NF-kappaB, IL-1beta, PERK, ATF6, IRE1alpha, Bax ve caspase-3 mRNA ekspresyonunda önemli bir artışa yol açmış ve antioksidan enzim aktivitelerinde (SOD, CAT, GPx) ve GSH içeriğinde bir azalmaya neden olmuştur. Rutin tedavisi, oksidatif stresi, inflamasyonu, endoplazmik retikulum stresini ve apoptozu baskılayıp, antioksidan savunma mekanizmalarını yeniden canlandırarak bu değişiklikleri etkili bir şekilde tersine çevirmiştir. Histopatolojik değerlendirme, rutinin kas lifi düzensizliğini, damar tıkanıklığını ve inflamatuar hücre infiltrasyonunu azalttığını göstermiştir. SONUÇ: Oral rutin uygulaması, oksidatif stresi, inflamatuar yanıtları, endoplazmik retikulum stresini ve apoptozu düzenleyerek iskelet kası iskemi-reperfüzyon hasarına karşı güçlü koruyucu etkiler göstermektedir. Bu bulgular, rutinin iskemi sonrası durumlarda iskelet kası bütünlüğünü korumak için potansiyel bir terapötik ajan olduğunu ve ileri araştırmaları hak ettiğini göstermektedir.