Rahime ASLAN, Batuhan YİĞİT
Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(2):0-0
Amaç: Bu çalışma, sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinde siberkondri şiddeti ile psikolojik belirti yoğunluğu arasındaki ilişkiyi ve Kısa Semptom Envanteri alt ölçeklerinin siberkondri şiddetini yordama gücünü belirlemeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu kesitsel çalışma, bir devlet üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 475 lisans öğrencisiyle yürütülmüştür. Veriler; Sosyodemografik Bilgi Formu, Siberkondri Şiddet Ölçeği Kısa Formu ve Kısa Semptom Envanteri kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Analizlerde Pearson korelasyon katsayısı, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA ve standart çoklu doğrusal regresyon kullanılmış; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Siberkondri Şiddet Ölçeği Kısa Formu ve Kısa Semptom Envanteri toplam puan ortalamaları sırasıyla 31,08+/-8,54 ve 77,39+/-41,45 olarak saptanmıştır. İki ölçeğin toplam puanları arasında anlamlı pozitif orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (r=0,31, p<0,001). Regresyon analizi, Kısa Semptom Envanteri obsesif kompulsif belirtiler alt ölçeğinin siberkondriyi en güçlü yordayan değişken olduğunu ortaya koymuştur (beta=+0,259, p<0,001). Paranoid düşünce alt ölçeği anlamlı pozitif (beta=+0,166, p=0,044), depresyon alt ölçeği ise anlamlı negatif yordayıcı olarak saptanmıştır (beta=-0,200, p=0,027). Sonuç: Obsesif kompulsif belirtiler ve paranoid düşünce alt boyutlarının anlamlı pozitif yordayıcılar olması, bu yapıların kompulsif çevrimiçi sağlık bilgisi aramayla ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Depresyon alt ölçeğinin negatif katsayısı, alt ölçekler arası çoklu doğrusallıktan kaynaklanan istatistiksel bir baskılama etkisini yansıtmakta olup klinik bir bulgu olarak yorumlanmamalıdır. Bu bulgular, siberkondri taraması ve psikoeğitim müdahalelerinin sağlık bilimleri öğrencileri için özellikle önemli olabileceğine işaret etmektedir.