SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA TEKNOSTRES, İŞ MOTİVASYONU, İŞ YÜKÜ VE YAŞAM KALİTESİ : DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERE GÖRE KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ

Dilara AYNA KOCADENİZ, Şüheda ÖZKAN

Atlas Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;6(2):111-121

İstanbul Atlas University, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, sağlık çalışanlarının teknostres, iş motivasyonu, algılanan iş yükü ve yaşam kalitesi düzeylerini demografik değişkenlere göre incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya, Türkiye genelinde kamu ve özel kurumlarda çalışan 300 sağlık çalışanı dahil edilmiştir. Veriler, kartopu örnekleme yöntemiyle çevrim içi anket aracılığıyla toplanmıştır. Teknostres, Teknostres Yaratıcıları Ölçeği; iş motivasyonu, İş Motivasyonu Ölçeği; algılanan iş yükü, İş Yükü Ölçeği; yaşam kalitesi ise Kısa Form-36 (SF-36) kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik bilgileri kaydedilmiştir. İstatistiksel analizlerde bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmış, gerekli durumlarda Tukey post-hoc testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Cinsiyet ve yaş gruplarına göre teknostres, iş motivasyonu, algılanan iş yükü ve yaşam kalitesi açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p > 0,05). Evli sağlık çalışanlarının algılanan iş yükü ve sosyal işlevsellik puanlarının bekar katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Mesleki deneyimi 3-6 yıl olan katılımcıların, 10 yıl ve üzeri deneyime sahip olanlara kıyasla daha yüksek tekno-karmaşıklık ve işe ilişkin motivasyon puanlarına, ancak daha düşük sosyal işlevsellik düzeylerine sahip olduğu görülmüştür. Mesleğe göre yapılan karşılaştırmalarda, fizyoterapistlerin tekno-aşırı yüklenme, tekno-belirsizlik ve yönetsel motivasyon faktörlerinde daha yüksek puanlar aldığı; ergoterapistlerin ise sosyal rol işlevselliği puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Bulgular, sağlık kurumlarında çalışanların iyilik halini ve mesleki sürdürülebilirliği artırmaya yönelik demografik özellikleri dikkate alan hedefe yönelik örgütsel stratejilerin geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.