Serhan ŞAHİNLİ
Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi - 2026;29(2):411-430
Sağlık hizmetleri, tüketicilerin hizmeti deneyimleme sürecindeki algısına dayalı olarak değerlendirilmekte ve hizmet kalitesinin algılanması, sağlık hizmetlerinin kullanımını doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada sağlık hizmetlerinde algılanan bekleme süresinin sağlık hizmeti talebi erteleme davranışı üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. Çalışmanın evreni İstanbul'da yaşayan 18 yaş ve üstü bireylerdir. TÜİK (2024) verilerine göre, İstanbul'un 2025 yılı itibarıyla nüfusu 15.701.602 kişidir. Bu çalışma, belirli bir zaman diliminde gerçekleştirilen kesitsel nitelikte bir araştırma olup, %95 güven düzeyi ve %5 hata payı esas alındığında, 384 katılımcıdan elde edilen verilerin analiz için yeterli olduğu kabul edilmektedir. Çalışma kapsamında veriler Nisan -Haziran 2025 tarihleri arasında toplanmış ve 414 bireye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu kullanılmış olup veriler anlık olarak toplanmıştır. Anketin ilk bölümünde sosyo -demografik verilere, ikinci bölümde Seçmen ve Ünal tarafından (2024) geliştirilen "Hasta Bekleme Süresi Algısı Ölçeği" üçüncü bölümde ise Söyler vd. tarafından (2022) geliştirilen "Sağlık Hizmeti Talep Erteleme Davranışı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS 25.0 paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Geçerlilik için AMOS programı kullanılarak Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Çalışmada pearson korelasyon analizi, regresyon analizi, t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Çalışmada, bireyorin algıladıkları bekleme süresinin sağlık hizmeti talebini erteleme davranışı üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bulgular, algılanan bekleme süresi arttıkça bireylerin sağlık hizmeti talebini erteleme eğilimlerinin arttığını göstermektedir. Ayrıca bekleme süresi algısının, kendi kendine çare arama, kaçınma ve harekete geçmeme alt boyutlarını da artırdığı tespit edilmiştir. Sonuçlar, sağlık hizmetlerinde uzun bekleme süresi algısının bireylerin zamanında sağlık hizmeti kullanımını olumsuz etkileyebileceğini ve tedavi gecikmelerine yol açabileceğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla sağlık kurumlarında bekleme sürelerinin azaltılmasına yönelik düzenlemelerin, hizmete erişimin artırılması ve olası sağlık risklerinin önlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte bekleme süresinin yalnızca hizmet memnuniyetini değil, bireylerin sağlık hizmetine başvurma kararlarını da etkileyen önemli davranışsal belirleyici olduğunu göstermektedir.