Emine MURT, Muhammet GÜMÜŞ, Yılmaz DAŞLI
Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi - 2026;8(2):147-156
Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencileri arasında sağlık okuryazarlığı ve sağlık algısının sağlık kaygısı üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmanın evrenini 16.911 lisans öğrencisi oluştururken, örneklem 468 katılımcıdan oluşmuştur. Parametrik test varsayımları karşılanmadığından, ikili grup karşılaştırmalarında Mann-Whitney U testi, üç ve üzeri grup karşılaştırmalarında ise Kruskal-Wallis H testi uygulanmıştır. Katılımcıların %67,9'u kadın, %32,1'i erkek olup, %61,1'i 17-20 yaş aralığındadır. Katılımcıların %86,5'i kronik hastalığının bulunmadığını, %83,8'i ise düzenli ilaç kullanmadığını belirtmiştir. Genel sağlık durumu puanı ortalaması 7,132; son bir yıldaki hekim başvuru sayısı ortalaması ise 3,991 olarak saptanmıştır. Sağlık kaygısı ile sağlık algısı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki (r = -0,274, p < 0,001), sağlık kaygısı ile sağlık okuryazarlığı arasında da negatif ve anlamlı bir ilişki (r = -0,206, p < 0,001) belirlenmiştir. Ayrıca sağlık algısı ile sağlık okuryazarlığı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki (r = 0,427, p < 0,001) tespit edilmiştir. Yüksek sağlık kaygısına sahip bireylerin sağlık algısı ve sağlık okuryazarlığı düzeylerinin daha düşük olduğu görülmektedir. Buna karşılık, sağlık algısı yüksek bireylerin sağlıkla ilgili bilgilere erişme, anlama ve değerlendirme becerilerinin daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, sağlık okuryazarlığı, sağlık algısı ve sağlık kaygısı arasındaki etkileşimin yalnızca bireysel düzeyde değil, halk sağlığı ve sağlık politikaları açısından da önemli yansımaları olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, bireysel ve toplumsal sağlığı kapsayan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.