Rümeysa ÖNDER, Aysun YEŞİLTAŞ
Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;9(3):38-50
Bireyler, sağlık hizmetlerinden etkili bir şekilde faydalanmak ve sağlık sisteminde tedavi aşamalarına katılım sağlayıp tedavileri hakkında belirleyici görevler üstlenmek istemektedirler. Bu durum bireylerin sağlık ile ilgili bilgileri anlaması, yorumlaması ve davranışlarını yönlendirmesi açısından sağlık okuryazarlığının önemini göstermektedir. Bu çalışmada bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyleri ile aile hekimliğini tercih etmeme arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 386 bireyden oluşmaktadır. Çalışma verilerinin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", "Türkiye Sağlık Okuryazarlık Ölçeği" ve "Bireylerin Aile Hekimliği Tercih Etmeme Sebepleri Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmeleri tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri ile verilmiştir. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kadın ve bekar bireylerin aile hekimini tercih etmeme düzeyi daha yüksek olarak görülmüştür. Katılımcılardan aile hekimi genç olanların yaşlılara göre aile hekimliğini tercih etmeme düzeyi daha yüksektir. Çalışan katılımcıların, çalışmayanlara göre sağlık okuryazarlık düzeyleri daha yüksektir. Aile hekimleri kadın olan bireylerin erkek aile hekimleri olanlara göre sağlık okuryazarlık düzeyi daha yüksektir. Lisansüstü eğitime sahip bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri, lisans ve daha düşük eğitim düzeyine sahip bireylere göre daha yüksektir. Sağlık okuryazarlığı düzeyi ile aile hekimliğini tercih etmeme düzeyi arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sağlık okuryazarlık düzeylerini artırmaya yönelik bilgilendirme seminerleri verilmesi önerilebilir. Bireylerin aile hekimliğine başvurmasını teşvik eden bilgilendirmeler yapılabilir.