Sude KANLICA, Dilruba İZGÜDEN
Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi - 2026;10(1):63-74
Bu çalışma, sağlık yönetimi öğrencilerinde akran zorbalığına maruz kalan bireylere yönelik empati düzeylerinin değerlendirilmesini; bu düzeylerin zorbalığa maruz kalma, zorbalığa tanıklık etme ve demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Türkiye'nin güneyinde yer alan bir üniversitenin Sağlık Yönetimi Bölümü'nde öğrenim gören 236 öğrenci ile kesitsel ve tanımlayıcı tasarımda yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, zorbalığa maruz kalma ve tanıklık durumlarını belirlemeye yönelik sorular ve "Akran Zorbalığına Uğrayan Kurbana Karşı Empati Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız Örneklemler t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis Testleri uygulanmıştır. Bulgular, katılımcıların %41.9'unun yaşamlarının herhangi bir döneminde akran zorbalığına maruz kaldığını, %76.7'sinin ise zorbalığa tanıklık ettiğini göstermektedir. Empati düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu, duyuşsal empati ortalamasının bilişsel empatiye göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan ve zorbalığa tanıklık eden bireylerin bilişsel empati düzeylerinin anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanırken, duyuşsal empati boyutunda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca kadın öğrencilerin empati düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu, buna karşın sınıf düzeyi ve akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, akran zorbalığına ilişkin deneyimlerin bireylerin empati düzeylerinde farklılaşmalarla birlikte görülebildiği ve empati süreçlerinin sosyal deneyimlerle ilişkili olarak şekillenebildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda sağlık yönetimi eğitiminde empatiyi güçlendiren ve zorbalık farkındalığını artıran uygulamaların geliştirilmesi önerilmektedir.