Murat Sefa KARAASLAN, Gülbeyaz DÖKMECİ, Gülderen YILMAZ, Berrin ÖZÇELİK, Nurten ALTANLAR
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dergisi - 2026;50(1):70-78
Amaç: Çoklu ilaca dirençli mikroorganizmaların artışı ve artan antibiyotik direnci, solunum yolu hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi için alternatif stratejiler keşfetme ihtiyacını artırmıştır. Hastalıkların tedavisinde bitkilerin kullanımı binlerce yıl öncesine dayandığı ve bitkisel kaynaklı bileşenlerin ilaç endüstrisinin temelini oluşturduğu bilinmektedir. Önemli bitkisel kaynaklardan uçucu yağlar, bitkilerin oda sıcaklığında buharlaşabilen aromatik sekonder metabolitleri olarak tanımlanmaktadır. Uçucu olmaları nedeniyle bu yağlar, solunum yollarına sistemik tedavilerden daha hızlı ulaşabilmektedir. Bu çalışmada, üç farklı Salvia türünden elde edilen uçucu yağların buhar fazlarının antimikrobiyal aktiviteleri, solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalara karşı değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Uçucu yağların buhar fazlarının antimikrobiyal aktivitesi buhar difüzyon yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Buhar fazının Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) testi farklı konsantrasyonlardaki uçucu yağ buharıyla mikroorganizma temasını sağlayacak şekilde hazırlanan mikrotüplerde gerçekleştirilmiştir. Buhar difüzyonunun değerlendirilmesi sırasında Petri kapları hermetik olarak kapatılmamış dış ortama buhar fazının çıkışına izin verilmiştir, buhar fazı MİK deneylerinde, mikrotüplerin kapakları kapatılarak mikroorganizmaların sadece uçucu yağ buharıyla doğrudan teması sağlanmıştır. Sonuç ve Tartışma: Yapılan testlerde en yüksek aktiviteyi Salvia aucheri subsp. canascens uçucu yağı göstermiştir. Bu uçucu yağın buhar difüzyon testinde S. aureus ATCC 29213 test bakterisine karşı 8+/-1 mm inhibisyon zonu çapı kaydedilmiştir. Buhar fazının MİK testinde ise K. pneumoniae ATCC 13883'e karşı 3.15 mg/ml'lik bir konsantrasyonda etki göstermiştir. Aynı uçucu yağın farklı bakterilerde yüksek etki göstermesi; deneyler sırasında ortam koşullarında bulunan buhar fazının değişkenliği ve oksijen seviyelerinin farklılığı ile açıklanabilir.