EMRULLAH BEYAZYILDIZ, MEHMET ÇITIRIK, ÖZLEM BEYAZYILDIZ, SEYHAN SONAR ÖZKAN, PELİN YILMAZBAŞ
MN Oftalmoloji Dergisi - 2013;20(1):29-32
Amaç: Santral retinal arter tıkanıklığı (SRAT) tanısı ile takip edilen olguların etyolojisini, yaş ve cinsiyet özelliklerini, eşlik eden göz muayene bulgularını ve uygulanan tedavi yöntem ve sonuçlarını incelemek. Gereç ve Yöntem: 2008-2011 tarihleri arasında S.B. Ankara Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Retina Birimi’nde SRAT tanısıyla takip edilen 25 olgunun 25 gözüne ait dosya kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Olguların başlangıç ve takip muayenelerindeki logMAR’a göre en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EDGK) düzeyleri, göz içi basınç (GİB) değerleri, biyomikroskopik ön segment ve pupil dilatasyonu sonrası göz dibi muayeneleri, optik koherans tomografi (OKT) ve flöresein anjiyografi bulguları değerlendirildi. Bulgular: Olguların 14’ü (%56) erkek, 11’i (%44) kadındı. Olguların ortalama yaşı 67,2 ± 8,0 yıldı (40-96 yıl). Ortalama takip süreleri ise 11,3 ± 3,2 aydı (6-26 ay). Tüm olgularda tek taraflı göz tutulumu mevcuttu. Olguların etyolojisinde 13’ünde (%52) hipertansiyon, 4’ünde (%16) diyabet, 4’ünde (%16) koroner arter hastalığı, 2’sinde (%8) Behçet hastalığı, birinde (%4) kollajen doku hastalığı ve birinde (%4) kanama ve pıhtılaşma bozukluğu saptandı. Hastaların ilk muayenelerindeki EDGK düzeyi (logMAR’a göre) ortalama 1,69 iken; son muayenelerindeki EDGK düzeyi ise ortalama 1,13 olarak belirlendi. Takip sürelerinin sonunda EDGK düzeyinde; 13 (%52) olguda değişiklik görülmezken, 8 (%32) olguda artış, 4 (%16) olguda ise azalma saptandı. Sonuç: Bu serideki sonuçlara göre, SRAT olgularında en sık etyolojik neden hipertansiyondur. Genellikle bu olgularda tek taraflı tutuluma rastlanmaktadır. Hastalığın prognozunun kötü olmasının yanı sıra; ülkemizde kliniğe başvuru süresinin uzun olmasının hastalığın prognozunu olumsuz yönde etkileyen önemli faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir.