SANTRAL SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARINDA SENDROMİK MOLEKÜLER TANI PANELİNİN GERÇEK YAŞAM PERFORMANSI: TEK MERKEZ DENEYİMİ

Kübra FIRTINA TOPCU

ANKEM Dergisi - 2026;40(1):1-8

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, SİVAS

 

Sendromik paneller, son yıllarda etkenleri hızlı ve güvenilir tanımlama potansiyelleri ile klinik mikrobiyoloji laboratuvarlarında öne çıkmıştır. Bu çalışmada, 1 Ocak 2020 - 30 Haziran 2025 tarihleri arasında üçüncü basamak bir üniversite hastanesinde çalışılan moleküler sendromik beyin omurilik sıvısı (BOS) panellerinde saptanan etkenlerin dağılımı, hastaların klinik özellikleri ve örneklerin laboratuvara kabulü ile sonuçların uzman tarafından onaylanması arasındaki sürelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, 18 yaş ve üzeri hastalara ait BOS örnekleri dahil edilmiştir. Çalışmada 2020 -2023 yıllarında BD MAX(TM) sistemi, 2024 -2025 yıllarında ise Anatolia Geneworks'e ait Bosphore serisi paneller kullanılmıştır. Klinik ve laboratuvar veriler hastane bilgi yönetim sistemi kayıtlarından elde edilerek SPSS v23.0 programı ile analiz edilmiştir. Çalışma süresince toplam 523 BOS örneğinde moleküler sendromik panel testi uygulanmış; 28 farklı hastada (%5.4) viral veya bakteriyel etken saptanmıştır. Hastaların yaş ortalaması 46.7 +/- 19.3 yıl olup, olguların %49.5'i erkektir. BOS örneklerinin laboratuvara kabulü ile sonuçların uzman tarafından onaylanması arasındaki medyan süre 22.5 saat olarak bulunmuştur. En sık saptanan etken olan Streptococcus pneumoniae'yı (%32.1) Epstein -Barr virüsü (%21.4) ve Herpes simpleks virüsü tip 1 (%14.3) izlemiştir. Bakteriyel etken pozitifliği saptanan 13 hastanın altısında (%46.2) BOS kültürü ile uyum gözlenmiştir. Moleküler sendromik BOS paneli negatif sonuçlanan 495 hastanın 41'inde (%8.3) konvansiyonel kültür yöntemleri ile etken saptanmış, bu etkenlerin büyük bölümünü koagülaz negatif stafilokoklar oluşturmuştur. Ayrıca panel kapsamı dışında kalan klinik açıdan anlamlı bazı patojenler de kültür ile saptanmıştır. Sonuç olarak, sendromik BOS panelleri hızlı etken saptama potansiyeline sahip olmakla birlikte konvansiyonel kültür yöntemlerinin yerini tamamen alamamaktadır. Bununla birlikte, her iki yöntemin birlikte kullanımı tanısal süreci destekleyerek klinik yönetimde katkı sağlayabilir. Elde edilen veriler, erişkin hastalarda sendromik BOS panellerinin gerçek yaşam koşullarındaki kullanımına ilişkin katkılarını ve sınırlılıklarını ortaya koymaktadır.