SEDANTER BİREYLERDE TRAVMATİK OLMAYAN ÜST VE ALT EKSTREMİTE YARALANMALARINDA KİNEZYOFOBİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Bihter AKINOĞLU, Zeynep ARIKAN, Ayfer Ezgi YILMAZ, Aydan ÖRÇELİK, Tuğba KOCAHAN

Spor Hekimliği Dergisi - 2026;61(2):88-95

Department of Physiotherapy and Rehabilitation, Faculty of Health Sciences, Ankara Yıldırım Beyazit University, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, sedanter bireylerde travmatik olmayan alt ekstremite ve üst ekstremite yaralanmalarında kinezyofobiyi (hareket korkusu) karşılaştırmayı ve ilişkili faktörleri incelemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, aşırı kullanım yaralanması tanısı almış ve alt veya üst ekstremitelerinde ağrı şikâyeti bulunan 111 birey dâhil edildi. Bireylerin yaş, boy, vücut ağırlığı, alt ve üst ekstremite yaralanma durumu ve etkilenen taraf bilgileri tıbbi kayıtlarından elde edildi. Ağrı görsel analog skala ile, hareket korkusu ise Tampa Kinezyofobi Ölçeği ile değerlendirildi. Bireyler üst ekstremite yaralanması olanlar ve alt ekstremite yaralanması olanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tampa skoru ile yaş, vücut ağırlığı, boy, Vücut Kitle İndeksi (VKİ), şikâyet süresi, istirahat ağrısı ve aktivite ağrısı arasındaki ilişkiler Spearman sıralı korelasyon katsayısı kullanılarak incelendi. Bulgular: Gruplar arasında yaş, vücut ağırlığı, boy, VKİ, şikâyet süresi, istirahat ağrısı, aktivite ağrısı ve Tampa skoru açısından fark bulunmadı (p=0,369; p=0,601; p=0,551; p=0,142; p=0,066; p=0,481; p=0,290; p=0,178). Gece ağrısı skoru açısından gruplar arasında fark bulundu (p=0,031). Etkilenen ekstremite açısından gruplar arasında fark vardı (p=0,002). Ekstremitenin dominant tarafı açısından ise gruplar arasında fark bulunmadı (p=0,145). Tampa skoru ile yaş, vücut ağırlığı, boy, VKİ, şikâyet süresi, istirahat ağrısı veya aktivite ağrısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (tüm p>0,05). Sonuç: Travmatik olmayan alt ve üst ekstremite yaralanmalarının kinezyofobi açısından farklılığa yol açmadığı ve bu iki grupta aktivite korkusunun benzer olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kinezyofobinin yaş, vücut ağırlığı, boy, VKİ, şikâyet süresi, istirahat ağrısı veya aktivite ağrısı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur.