VEYSEL BAŞAR, AYHAN GÜNEŞ, GÜRKAN AYAZ, MEHMET ERDEM TOKER
Genel Tıp Dergisi - 2022;32(3):330-334
Amaç: Çalışmada, açık kalp cerrahisi geçiren octogenarian hastalarda, ameliyat sonuçları açısından iki farklı dönemin karşılaştırılması amaçlandı. Materyal ve metod: Kliniğimizde Ocak 2013 - Aralık 2020 yılları (grup 1:115 hasta) ile Ocak 2000 - Aralık 2007 yılları (grup 2:103 hasta) arasında açık kalp cerrahisi geçirmiş 80 yaş ve üstü 218 hasta çalışmaya dahil edilmiş ve iki gruba ayrılmıştır. Çalışma retrospektif tasarlanmış olup, iki grup arası operatif ve postoperatif veriler istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Gruplar arasında yaş ortalamaları ve cinsiyet dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). Grup 2’de CABG-BH oranı (%24.5), Grup 1’den (%7.9) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.002; p<0.05). Grup 1’de AVR oranı (%53.9), Grup 2’den (%10.7) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.000; p<0.05). Grup 1’de mitral tamir oranı (%7.1), Grup 2’den (%1) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.037; p<0.05). Grup 1’in preop ejeksiyon fraksiyonu (EF) düzeyi ortalaması, Grup 2’den istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.000; p<0.05). Grup 2’de lima oranı (%68), Grup 1’den (%29.8) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.000; p<0.05). Kanama revizyonu, postoperatif serebrovaskuler olay ve mortalite açısından gruplararası istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır. En sık mortalite nedeni kardiyak nedenlerdir. Sonuç: Seksen yaş ve üzeri hastalarda açık kalp cerrahisi, yüksek mortalite ve kabul edilebilir morbidite oranlarına sahiptir. Klinik deneyimin artması, tamir ve minimal invaziv tekniklerin gelişmesiyle birlikte, doğru hasta seçimi ve eşlik eden ek hastalıkların varlığında seçilecek uygun cerrahi yaklaşım ile daha düşük mortalite oranları sağlanabilir.