SELENOPROTEİN P DÜZEYLERİNİN YENİ TANI KONMUŞ TİP 2 DİABETES MELLİTUS HASTALARINDA PROTEİNÜRİ ŞİDDETİ İLE İLİŞKİSİ

Cahit UCAR, Mustafa Turgut YILDIZGOREN, Mevlut Hakan GOKTEPE, Adem AY, Gurkan YARBAS, Bilal ILANBEY

Selcuk Medical Journal - 2026;42(3):219-223

Necmettin Erbakan University, Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Konya, Türkiye

 

Amaç: Diyabetik nefropati, kronik böbrek hastalığının ve son dönem böbrek yetmezliğine gidişin önde gelen nedenlerinden biridir. Nefropati şiddeti ile paralellik gösteren yeni biyobelirteçlerin tanımlanması, risk sınıflandırması ve klinik karar verme süreçlerini geliştirebilir. Bu çalışmanın amacı yeni tanı almış diyabetes mellitus hastalarında serum selenoprotein P düzeylerinin, böbrek fonksiyon parametreleri ve proteinüri şiddeti ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Doksan diyabetes mellitus hastası proteinüri durumlarına göre üç gruba ayrıldı: proteinürisi olmayanlar (n=30), mikroalbüminürisi olanlar (30-300 mg/g, n=30) ve makroalbüminürisi olanlar (>300 mg/g, n=30). Demografik özellikler, glisemik göstergeler, böbrek fonksiyon testleri ve serum selenoprotein P konsantrasyonları değerlendirildi.Bulgular: Selenoprotein P düzeyleri gruplar arasında kademeli olarak artış gösterdi (sırasıyla 1,61 [1,23-2,10], 3,28 [2,79-4,07] and, 7,13 [5,51-8,34], p <0,001). Proteinüri şiddeti; selenoprotein P (r=0,794, p<0,001), kreatinin (r=0,532, p<0,001) ve HbA1c (r=0,406, p<0,001) ile güçlü pozitif korelasyon, GFR (r=-0,681, p<0,001) ile ise negatif korelasyon sergiledi.Sonuç: Artmış selenoprotein P konsantrasyonları, kötüleşen proteinüri ve böbrek fonksiyon bozukluğu ile yakından ilişkilidir ve diyabetik nefropatinin erken biyobelirteci olma potansiyelini desteklemektedir.