SELİM PROSTATİK OBSTRÜKSİYON ÜZERİNE İSTANBUL‘UN BİR BANLİYÖSÜNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN TOPLUM TEMELLİ EPİDEMİYOLOJİK BİR ÇALIŞMA

NİHAT ULUOCAK, ÖNER ŞANLI, HÜLYA GÜL, LEVEND ÖZKAN, YAKUT IRMAK ÖZDEN, MİTHAT KIYAK, ATEŞ KADIOĞLU

Urology Research & Practice - 2009;35(3):170-179

Department of Urology, Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, İstanbul

 

Amaç: Kırk yaş üstü erkeklerde, benign prostatik obstrüksiyonunun (BPO) göstergesi olan alt üriner sistem semptomlarının (AÜSS) prevalansını belirlemek. Gereç ve yöntem: Bu toplum temelli, enine kesitsel çalışmanın verileri İstanbul‘un bir banliyösü olan Küçükçekmece‘nin erkek nüfusundan elde edilmiştir. Çalışma grubu 40 yaş üstü 754 erkeği içermektedir. Bu gruba, kişisel alışkanlık ve davranış şekilleri, sosyal ve demografik özellikler, AÜSS‘ları ve BPH tedavisi hakkındaki bilgi düzeyini içeren bir anket ile birlikte Uluslararası Prostat Semptom Skorlaması (IPSS) uygulandı. Aynı zamanda, üriner akım hızı ve serum prostat spesifik antijen (PSA) düzeyleri değerlendirildi. Sonuçlar: Katılımcıların %41‘inde günlük aktivitelerini etkileyecek kadar ciddi işeme şikayetleri saptandı. Katılımcıların %20‘sinde birden fazla şikâyet tanımladı. IPSS sonuçları değerlendirildiğinde noktüri, zayıf işeme akım hızı ve sık idrara çıkma en sık rastlanan semptomlardı. Semptomların ciddiyeti yaşla birlikte belirgin olarak artış göstermekteydi. IPSS skorları ve maximum akış hızı (Qmax) arasında ters bir ilişki gözlendi. Ayrıca, PSA ve Qmax değerleri arasında belirgin bir ters bir ilişki gözlenirken, IPSS skoru ve PSA arasında doğru orantılı bir ilişki bulundu. IPSS>19, Qmax<10 ml/sn ve QOL≥3 ile karakterize BPO olguları en düşük prevalansı (%4.1) oluştururken sadece IPSS skorunun 7‘den fazla olduğu BPO olguları en yüksek prevalans (%34.9) grubunu oluşturmaktaydı. Sonuç: BPO göstergesi olarak kullanılan farklı kriterlere göre, çalışmadaki prevalans oranları %4.1‘den %34.9‘a kadar değişen geniş bir aralıkta bulunmuştur.