Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SEPSİS VE SEPTİK ŞOKTA KALP HIZI KONTROLÜNÜN OKSİJENİZASYON VE VAZOPRESÖR İHTİYACI ÜZERİNE ETKİSİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ PİLOT ÇALIŞMA

EMRE SERTAÇ BİNGÜL, GÜNSELİ ORHUN, PERİHAN ERGİN ÖZCAN, FİGEN ESEN

Türk Yoğun Bakım Dergisi - 2020;18(4):195-204

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Rize, Türkiye

 

Amaç: Sepsis ve septik şoktaki hastalarda görülen sempatik hiperaktivasyonun en önemli parametresi olan dinlenim kalp hızının dakikada 95’ten az olacak şekilde kontrol edilmesinin oksijenizasyon, organ fonksiyonları, vazopresör ihtiyacı ve mortaliteye olan etkilerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz reanimasyon ünitesinde Haziran 2015 ve Temmuz 2017 tarihleri arasında sepsis ve septik şok tanısıyla yatırılan hastalar çalışmaya dahil edildi. Kronik β-bloker kullanan, yapısal kalp hastalığı veya kalıcı aritmisi olanlar çalışma dışı bırakıldı. Bilgisayarlı sistem ile iki gruba randomize edildikten sonra çalışma grubundaki hastalara 4 gün boyunca kalp hızı 85 ile 95 vuru/dk arasında kalacak şekilde kısa etkili β1-bloker (esmolol) infüzyonu yapıldı. Her iki grupta 28 günlük mortalite, norepinefrin ihtiyacı ve oksijenizasyon parametreleri kaydedildi. Sonuçlar ön değerlendirme olarak sunulmaktadır. Bulgular: Çalışmaya 52 hasta dahil edildi. Yirmi yedi hasta çalışma grubunda iken (grup BB) diğer hastalar kontrol grubunda (grup NOBB) yer aldı. En sık sepsis nedeni pnömoniydi (p>0,05). İki gruptaki Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi II değerleri benzerdi (p>0,05). Yirmi sekiz günlük mortalite oranları çalışma grubunda azalmış olmasına rağmen örneklem sayısının yetersizliğine bağlı istatistiksel anlamlılık gözlenmedi (p>0,05). Günlük takiplerde vazopresör ihtiyacı da azalma eğilimindeydi (p>0,05). Üçüncü günde PaO2/FiO2 oranları çalışma grubunda kontrol grubuna göre daha yüksekti (p<0,05). İnvazif mekanik ventilasyon, non-invazif mekanik ventilasyon, renal replasman tedavileri ve yatış süreleri açısından farklılık yoktu (p>0,05). Hastalarda intervansiyona bağlı kardiyak yan etki izlenmedi. Sonuç: Bu pilot çalışmada kardiyoselektif β adrenerjik blokaj ile sepsis ve septik şokta kardiyak disfonksiyonun azalma eğiliminde olduğunu gözlemledik. İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da düşen norepinefrin ihtiyacı ve laktat seviyeleri, 28 günlük mortalite oranlarında azalma ile uyumludur. Çalışma grubunda iyileşen oksijenizasyona rağmen invazif veya non-ivazif mekanik ventilasyon sürelerinde gerileme izlenmedi. Sonuç olarak sepsiste β1 reseptör blokajının organ fonksiyonları üzerine zararlı etkide bulunmadığını saptadık. Öte yandan kalp ve akciğer fonksiyonlarına faydalı olabilir.