Meryem Tuba SONMEZ, Duygu Arslan MEHDIYEV, Canan Duman ILKI, Numan CAM, Zaur MEHDIYEV, Saniye Üke UZUN, Asli Ece CILLIER
Selcuk Medical Journal - 2026;42(3):295-300
Amaç: Papilödem, serebral venöz sinüs trombozunun (SVST) klinik açıdan önemli bir bulgusudur ve bozulmuş venöz dönüşe bağlı intrakraniyal hipertansiyonu yansıtır. Ancak şiddeti ve zaman içindeki seyri yeterince tanımlanmamıştır. Bu çalışmada, SVST hastalarında papilödemin uzunlamasına seyrinin değerlendirilmesi ve persistan papilödem ile ilişkili klinik ve radyolojik faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, radyolojik olarak doğrulanmış SVST tanılı 37 erişkin hasta dahil edildi. Papilödem şiddeti başlangıçta ve altıncı ayda Frisén derecelendirme ölçeği kullanılarak değerlendirildi. Persistan papilödem, takipte herhangi bir derecede papilödem varlığı (>=1) olarak tanımlandı. Venöz sinüs tutulumu ve rekanalizasyon durumu dahil olmak üzere klinik ve radyolojik değişkenler analiz edildi. Bulgular: Başlangıçta 14 hastada (%37,8) papilödem mevcuttu. Altıncı ayda 5 hastada düzeldi, 9 hastada ise devam etti (kohortun %24,3'ü). Başlangıçta Frisén evre 3-4 papilödem görülme sıklığı, persistan papilödemi olan hastalarda olmayan hastalara göre anlamlı derecede daha yüksekti (%66,7'ye karşı %7,1; p<0,001). Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) verileri 25 hastada mevcuttu ve tam rekanalizasyon, persistan papilödem olmayan hastalarda daha sık görüldü (p = 0,007). Demografik, klinik veya diğer radyolojik değişkenlerle anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Papilödem, SVST'li hastaların önemli bir kısmında persiste edebilir. Daha yüksek başlangıç papilödem dereceleri, persistan papilödemi olan hastalarda daha sık gözlenirken; tam rekanalizasyon, persistan papilödemi olmayan hastalarda daha sık görüldü. Bu bulgular, SVST'de yapılandırılmış nöro-oftalmolojik takibin önemini desteklemektedir.