OSMAN ERİNÇ, SABİN GÖKTAŞ AYDIN, ÖZGÜR YILMAZ, AHMET AYDIN, FATMA BENGÜ AYDIN, ŞENGÜL AYDIN YOLDEMİR
Comprehensive Medicine - 2025;17(3):195-200
GİRİŞ ve AMAÇ: Pürin metabolizmasının son ürünü olan serum ürik asit (SUA), hem antioksidan hem de pro-oksidan etkileri nedeniyle kanserle ilişkilendirilmiştir. Yeni ortaya çıkan kanıtlar, SUA’nın özellikle genel sağkalım açısından prognostik bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini öne sürmektedir. Bu çalışma, solid tümörü olan hastalarda SUA’nın prognostik önemini değerlendirmeyi amaçlamıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Ağustos 2023 ile Aralık 2024 tarihleri arasında tek bir merkezde tedavi gören 132 solid maligniteli (meme, kolon, rektum, pankreas ve mide) hastaya ait retrospektif bir analiz gerçekleştirilmiştir. SUA düzeyleri kemoterapi öncesi ve sonrası olmak üzere iki zaman noktasında ölçülmüştür. Hastalar, ortanca değerler esas alınarak düşük ve yüksek SUA gruplarına ayrılmıştır (tedavi öncesi için 4,3 mg/dL, tedavi sonrası için 4,2 mg/dL). Genel sağkalım, Kaplan–Meier yöntemiyle hesaplanmış ve log-rank testi ile gruplar karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Medyan 21 aylık takip süresinde hastaların %25’i hayatını kaybetmiştir. Başlangıç SUA düzeyi 4,3 mg/dL’nin üzerinde olan hastalarda, 4,3 mg/dL ve altı olanlara kıyasla medyan genel sağkalım anlamlı düzeyde daha kısa bulunmuştur (sırasıyla 9,6 ay \(95% GA 7,6–11,6) vs. 12,1 ay \(10,1–14,3); p = 0,03). Benzer şekilde, kemoterapi sonrası yüksek SUA düzeyi (> 4,2 mg/dL) olan hastalarda sağkalım daha kısa bulunmuştur (9,6 ay vs. ≤ 4,2 mg/dL: 12,1 ay; p = 0,03). Evre, karaciğer metastazı ve cinsiyet gibi geleneksel prognostik faktörler istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Yüksek SUA düzeyleri, solid tümörlü hastalarda daha kötü genel sağkalım ile ilişkilidir ve pratik, düşük maliyetli bir prognostik biyobelirteç olarak değerlendirilebilir. Farklı tümör tiplerinde gösterdiği tutarlı ilişki, SUA’nın risk modellerine entegre edilmesini desteklemektedir. Bu bulguların doğrulanması ve altta yatan mekanizmaların netleştirilmesi için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.