Sevda BAS, Büşra Asena TORUN, Sibel ÖNCEL, Oğuz UYAR, Aslıhan ALPASLAN
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Dergisi - 2026;13(2):199-206
Servikal intraepitelyal neoplazi derece 2 (CIN2), persistan hastalık, regresyon ve progresyon açısından değişken riskler taşıyan klinik olarak heterojen bir durumdur. Bu çalışma, CIN2 nedeniyle servikal konizasyon uygulanan hastaların klinikopatolojik özelliklerini ve uzun dönem sonuçlarını değerlendirmeyi ve rezidüel veya rekürren hastalık ile ilişkili faktörleri araştırmayı amaçlamıştır. Temmuz 2016 ile Şubat 2026 tarihleri arasında tedavi edilen toplam 195 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Medyan takip süresi 1,75 yıl (IQR: 0, 83-5,04 yıl) olarak bulunmuştur. Konizasyon sonrası histopatolojik değerlendirmede olguların %50,7'sinde lezyonun CIN1 veya normale gerilediği, %35,8'inde CIN2 olarak persiste ettiği ve %13,3'ünde daha yüksek dereceli lezyonlara yükseldiği saptanmıştır. Cerrahi sınırlar hastaların %88,2'sinde negatif bulunmuştur. Erken takip döneminde 26 hastada rezidüel hastalık açısından şüpheli bulgular saptanmış, ancak bunların yalnızca 3'ünde histolojik olarak doğrulanmış rezidüel CIN2+ hastalık gösterilmiştir. Takip sürecinde 9 hastada rekürrens şüphesi oluşturan bulgular gelişmiş, ancak histolojik olarak doğrulanmış rekürren CIN2+ hastalık yalnızca 3 hastada saptanmıştır. Takip HPV testi mevcut olan hastaların %75'inde HPV klirensi gözlenmiştir. Çok değişkenli analizde relaps için bağımsız bir prediktör belirlenememiştir. Bu bulgular, konizasyon sonrasında CIN2 lezyonlarının büyük çoğunluğunun gerilediğini veya stabil kaldığını, histolojik olarak doğrulanmış rezidüel ya da rekürren yüksek dereceli hastalık oranlarının düşük olduğunu ve konvansiyonel klinikopatolojik faktörlerin relaps riski taşıyan hastaları belirlemedeki öngörü değerinin sınırlı olduğunu göstermektedir.