Türk Medline
Dokran

SERVİKAL OMURGA TRANSARTİKÜLER VİDA FİKSASYONU SIRASINDA OLUŞAN DAMAR YARALANMALARI

KADİR KOTIL, NESLİHAN SUTPİDELER

Journal of Turkish Spinal Surgery - 2011;22(1):3-12

Istanbul Educational and Research Hospital. Department of Neurosurgery, İstanbul

 

Amaç: Transartiküler C1-2 fiksasyonu atlantoaksiyel instabilite tedavisinde bir alternatiftir. Amacımız servikal omurga cerrahisi sırasında iatrojenik vertebral arter hasarı ( IVAH ) riskinin insidansı ve bu durumun yönetimini tartışmaktır. Gereçler ve Yöntem: Omurga cerrahlarının çoğu C1-2 instabilitesi için posterior fiksasyonu tercih ederler. Biz, posterior transartiküler vida fiksasyonunun stabilizasyon için yeterli olduğunu ve bu yöntemin vasküler hasara yol açabileceğini öngörerek bu çalışmayı yaptık. Posterior transartiküler vida ile fiksasyon sırasında vakaların yaklaşık % 3’ünde vertebral arter hasarı olabilir ve asemptomatik de kalabilmekle birlikte arteriovenöz fistüller, vertebral arter de oklüzyon, darlık veya disseksiyona yol açarak geçici iskemik ataklar, inme ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Altı yıllık bir dönemde (2003-2009), 20 hastada transartiküler C1-2 fiksasyonu uygulandı. Hastaların tümü 10-35 ay ( ortalama 24.1 ay ) takip edildi ve bu retrospektif çalışmaya dahil edildi. Ortalama yaş 49.2 (12-75 yaş) idi. Hastaların 9’unda (% 45) atlantoaksiyel füzyona, üst servikal omurganın akut hasarı, 5 hastada (% 25) romatoid artrit nedeniyle gelişen atlantoaksiyel vertikal instabilite, 5 hastada (% 25) os odontoideum ve 1 hastada (% 5) eski dens kırığının kötü kaynaması nedeniyle gerek görüldü. Retrospektif olarak yaş; cinsiyet; tanı; preoperatif nörolojik durum; cerrahi teknik; operasyon süresi; intraoperatif kan kaybı; görüntüleme aralıkları; yerleştirilen vidaların yönelim, yerleşim ve uzunlukları; vertebral arter ve yerleştirilen vidalar arasındaki ilişki; postoperatif nörolojik sonuç; vasküler ve diğer postoperatif nörolojik komplikasyonlar; takip süresi ve füzyon için geçen zaman tespit edildi. Postoperatif durum hastalar tarafından subjektif olarak belirlendi. Vertebral arter (VA) ve vidalar arasındaki ilişki postoperatif bilgisayarlı tomografi (BT) ile incelendi. Geçici fiksasyonun stabilitesi cerrahi sonrası 3 ve 12. haftalar ile 6 ve 24. Aylarda çekilen direk grafiler ile değerlendirildi. Postoperatif komplikasyon araştırması vertebral arter hasarı, yaranın geç iyileşmesi, vidaların kırılması ya da gevşemesi ve instabilite gelişmesine yönelikti. Sonuçlar: Operasyon süresi 35 ile 155 dakika arasında değişmekteydi (ortalama 83 dakika). İntraoperatif kan kaybı 80 ile 220 ml arasındaydı (ortalama 155 ml). C1-2’ye toplam 40 transartiküler vida yerleştirilmişti, vida uzunlukları 45 ile 50 mm arasındaydı (ortalama 47 mm). Dört vakada vidalar C0, C1 ve C3 gibi başka segmentlerle kombine edilmişti. Bu seride klinik olarak vertebral arter hasarı ya da omurilik hasarı izlenmedi. Vertebral arter hasarı oranı % 0 idi. Vertebral foramenin minör etkilenme oranı % 10 idi. Moratlite oranı % 0 idi. Tüm vakalarda füzyon izlendi (% 100). Sadece 2 vida (% 10) transverse foramene uzanmaktaydı. C1-2 stabilitesi tüm hastalarda sağlandı. Hastaların 2’sinde (% 10) postoperatif dermal serebrospinal sıvı fistülü gözlendi. Sonuç: Bilateral transartiküler vidaların VA hasarı olmaksızın mükemmel sonuçları vardır. Katastrofik vasküler ya da nöral hasar riski küçüktür ve transverse foramenlerin pozisyonu preoperatif bilgisayarlı tomografide incelenerek ve intraoperatif fluoroskopi kullanılarak en aza indirilebilir.