Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SERVİKAL ÖRNEKLERDE YÜKSEK RİSKLİ HUMAN PAPİLLOMA VİRUSU (HPV) YAYGINLIĞI VE GENOTİP DAĞILIMI

Mehmet Karabey, Alper Aksözek

Klimik Dergisi - 2025;38(4):227-232

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Kliniği, Muğla, Türkiye

 

Amaç: İnsan papilloma virusu (human papillomavirus, HPV), cinsel yolla bulaşan yaygın bir infeksiyon etkenidir. Cinsel olarak aktif bireyler yaşamlarının bir döneminde bu virusla, çoğunlukla belirti göstermeden karşılaşmaktadırlar. Bu çalışmada, servikal sürüntü örneklerinde HPV'nin yaygınlığını ve HPV'nin dinamik genotip dağılımını belirlemek amaçlandı. Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2019-Aralık 2024 döneminde HPV DNA testi yapılan 8825 kadına ait servikal sürüntü örnekleri değerlendirildi. Viral DNA ekstraksiyonu QIAsymphony DSP Virus/Pathogen Kit ile gerçekleştirildi; genotiplendirme ise Rotor-Gene Q gerçek zamanlı PCR sistemi kullanılarak QIAscreen HPV PCR test kiti ile yapıldı. HPV-16, HPV-18 ve 13 diğer yüksek riskli genotip analiz edildi. HPV pozitifliği "cycle threshold" (Ct) eşik değerleri temel alınarak tanımlandı. Veriler SPSS 22.0 yazılımı ile analiz edildi ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: HPV DNA pozitifliği 1271 olguda (%14.4) saptandı. En sık tespit edilen genotipler %50 (n=636) ile "diğer HPV" ve %36.2 (n=460) ile HPV-16 idi. HPV-18, HPV-16 + "diğer HPV", HPV-18 + "diğer HPV" ve HPV-16 + HPV-18 kombinasyonları daha düşük oranlarda izlendi. HPV genotip dağılımı yıllara göre anlamlı farklılık gösterdi (p<0.001); "diğer HPV" genotipleri çoğu yılda baskınken, yalnızca 2020'de HPV-16 en sık görülen tipti. HPV genotipleri yaş gruplarına göre incelendiğinde, HPV DNA pozitif olguların en sık %31.2 ile 36-45 yaş grubunda, en az sıklıkta ise 56-65 yaş grubunda yer aldığı görüldü. Sonuç: Bu çalışmada HPV prevalansı %14.4 oranında belirlendi. En yaygın genotipler "diğer HPV" ve HPV-16 idi. Bulgular, HPV'ye yönelik aşılama ve tarama stratejilerinin yerel epidemiyolojik veriler doğrultusunda güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ülkemizde HPV'ye karşı ulusal bir aşılama programının bulunmaması, toplumun bilgilendirilmesini ve aşının ulusal programa dahil edilmesine yönelik çalışmaların önemini ortaya koymaktadır.