SERVİKAL PREİNVAZİV LEZYONLAR NEDENİYLE EKSİZYONEL OPERASYON YAPILAN HASTALARIN SONUÇLARI: TERSİYER MERKEZ DENEYİMİ

Okan OKTAR, Emre SERTEL, Abdurrahman Alp TOKALIOĞLU, Veli Semih ŞENEL, Caner ÇAKIR, Muzaffer ÇAYDERE, Yusuf ÜSTÜN

Kocaeli Medical Journal - 2026;15(2):95-98

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ankara, Türkiye

 

Giriş: Bu çalışmanın amacı, servikal preinvaziv lezyonlar nedeniyle LEEP veya konizasyon işlemi uygulanan hastaların klinik, histopatolojik ve Human papillomavirus (HPV) tip dağılımı özelliklerini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmaya, 2015 -2025 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde servikal preinvaziv lezyon tanısıyla eksizyonel işlem (LEEP veya konizasyon) uygulanan 156 hasta dahil edildi. Veriler retrospektif olarak hasta dosyalarından ve elektronik kayıt sisteminden elde edildi. Patoloji sonuçları ile HPV tipleri analiz edildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 44+/-10.2 idi. İşlem endikasyonları en sık HSIL (%66), ardından sitoloji-biyopsi uyumsuzluğu (%18.6) ve karsinoma in situ (%9.6) idi. En sık saptanan HPV tipi HPV 16 idi (%25.6). Hastaların %50.6'sında HPV sonucu mevcut değildi. Hastaların %38.5'ine LEEP, %61.5'ine konizasyon uygulandı. Nihai patoloji sonuçlarına göre >=HSIL oranı LEEP grubunda %53.3, konizasyon grubunda %70.8 idi. Benign veya düşük dereceli lezyon oranı ise toplamda %35.9 olarak saptandı. Sonuç: LEEP ve konizasyon işlemleri, servikal preinvaziv lezyonların tanı ve tedavisinde etkili yöntemlerdir. HPV 16'nın baskınlığı, tarama programlarında HPV temelli stratejilerin önemini desteklemektedir. Konizasyon grubunda daha yüksek oranda >=HSIL saptanması, ileri servikal lezyon şüphesi yüksek hastalarda konizasyonun özellikle yararlı olabileceğini düşündürmektedir.