Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

SERVİKAL SİTOLOJİDE SKUAMÖZ HÜCRE ANORMALLİKLERİ SAPTANAN OLGULARDA HİSTOPATOLOJİK KORELASYON

REMZİ ABALI, BESİM HALUK BACANAKGİL, SERDAR ÇELİK, ÖZLEM ARAS, PELİN KOCA, BİRTAN BORAN, NEVRA DURSUN

Türk Patoloji Dergisi - 2011;27(2):144-148

Department of Obstetrics and Gynaecology Namık Kemal University, Faculty of Medicine, TEKİRDAĞ, TURKEY

 

Amaç: Servikal sitolojide skuamöz hücre anormallikleri saptanan olguların servikal biyopsi sonuçları ile korelasyonunu araştırmak. Gereç ve Yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2005-2008 yılları arasında incelenen servikovaginal yayma sonuçları geriye dönük olarak incelendi. Skuamöz hücre anormallikleri saptanan ve kolposkopik muayene ile servikal biyopsi uygulanan 374 olgu değerlendirmeye alındı. Bulgular: Hastalarımızın yaş ortalaması 45,15±10,78 olarak bulundu. Sitopatolojik inceleme sonuçlarında 256 (%68,4) ASC-US, 21 (%5,6) ASC-H, 31 (%8,2) LSIL, 48 (%12,8) HSIL, 18 (%4,8) invaziv karsinom saptanmıştı. Bu olguların histopatolojik incelemeleri sonucunda 213 olgu (%57) nonneoplastik, 85 (%22,7) CIN I, 14 (%3,7) CIN II, 34(%9,0) CIN III, 28 (%7,5) invaziv skuamöz hücreli karsinom tanısı aldı. Skuamöz hücre anormalliklerinin tamamı dahil edildiğinde yayma testinin CIN I ve daha yüksek dereceli lezyonlar için duyarlılığı %56,95, yanlış pozitifliği %43,04 bulundu. ASC-US ve ASC-H dışlandığında ise yayma testinin duyarlılığı %77,31, yanlış pozitifliğini %22,68 saptadık. Sito-histopatoloji korelasyonu değerlendirildiğinde, pozitif öngörüsel değer en fazla invaziv karsinomda (%100), sonra sırası ile HSIL (%62) ve LSIL ’de (%38) saptandı. Sonuç: Servikal lezyonların derecesi arttıkça sitoloji-histoloji uyumu artmaktadır. Daha ciddi lezyonlar için servikal yayma testinin duyarlılığının yüksek olması etkin bir tarama testi olduğunu göstermektedir.